Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

30 Nisan 1 Mayıs’a dönerken

vlcsnap-2019-04-30-11h31m55s086


Toprak, güneş ve ben
akla kara kızıla dönerken
dünyanın bütün kıt’alarındayız
.
Şafak sökerken
gün Bir Mayıs, vakit erken
ah- bahtiyarız

Caner Fidaner

Hintçe bir 1 Mayıs şarkısını içeren video-klip’i izlemek için burayı tıklayın.

 

 

 

30/04/2019 Posted by | Uncategorized | Yorum bırakın

17 Nisan 2019 için bir haiku

 

2

.

kafesteki kuş

söylemiş şarkısını

gün bahar olmuş

.

Caner Fidaner

.

1

.

 

 

17/04/2019 Posted by | Şiirler/Şairler | , , | Yorum bırakın

Zeytin Ağacı

z

Ben bir zeytin ağacıyım
yerden göğe uzanan
.
Köküm toprağa tutunur
yapraklarım bulutlara değer
Gün doğar üstüme
parmak parmak ışıklar giyinirim her öğlen üstü
.
Hava kapanır, aldırmam
dallarıma yağmur yağar
kokarım ıslak ıslak.
Soğuk gecelerin sabahında
çiğ düşer yapraklarıma
deniz feneri gibi parlarım,
koşup sarılasın gelir
.
Ben bir zeytin ağacıyım
buralardan ta oraya uzanan
.
Sözüm yok hiçbirine,
her komşumun zeytini hoştur güzeldir.
Ama benimkiler bir başka kokar
her bir tanem ayrı bir tat bırakır geçtiği yerde
Hangi yemeğe katsan yağımı, fark edersin.
Ondandır adımın çıkması
Çavuş zeytini diye
.
Rüzgârlarla aram iyidir
melteme hayranım mesela
ama fırtına çıkar bazen
şimşekler çakar yıldırım vurur
birkaç dalım kırılır yerlere düşer
ben düşmem
.
Ben bir zeytin ağacıyım
dünden yarına uzanan

.

Caner Fidaner

benbirzeytinağaciyim
.

29/01/2019 Posted by | Şiirler/Şairler | , , | Yorum bırakın

Porno oyuncusunun yaşlanma anındaki endişesi

endişe

Yaşlandığı için artık tahrik edici olamayan ama izleyicilerini tahrik etmekten başka bir şeyi de beceremeyen (erkek ya da kadın) bir porno oyuncusunun endişesi, ne kadar da derindir. Yıllardır alkış topladığı numaralar artık işe yaramaz, oyuncu bu yüzden her yaptığını abartarak tekrarlar, fakat bir türlü beklediği etkiyi yaratamaz. Ölçüsüzce kazandığı parayı harcayarak yakınında tutabildikleri, bir bir onu terk etmektedir. Yaşlanmıştır ve hem kendisi değişmiştir, hem izleyenleri; yani zaman eski zaman, devran eski devran değildir. Artık eskilerin kenara çekileceği gün gelmiştir. Okumaya devam et

08/05/2018 Posted by | Çok kısa öyküler, Öyküler, Uncategorized | | Yorum bırakın

Chloé’nin Mektubu

mübadele

Muhterem beyefendi veya hanımefendi,

Sizi tanımıyorsam da bahçeye bakan pencerenin pervazı ile duvar arasında kalan ince yarığa bırakacağım bu mektubu bulup okuyacak kişi olduğunuzu farz ediyorum. Sizden ricam Flavyo’ya sahip çıkmanızdır.

Böyle bir mektup yazma cesaretimi edebiyat öğretmenimize borçluyum, çünkü o bize bu sene mektup yazmayı öğretti, tanımadığımız kişilere nasıl hitap edeceğimizi bile bir bir yazdırdı. Fakat ifadeyi hatırlamak için defterime bakmam gerekmedi, çünkü ezberim iyidir; okuldaki kızlar arasında okumaya ve yazmaya en meraklı olan da benim. Aslında “bendim” demem daha doğru olacak, çünkü bütün mahalleli gibi bizim de buradan ayrılmamız icabediyor. Annemin dediğine göre bu memleketten kovulmuşuz, bereket gidebileceğimiz başka bir memleket varmış ve ben tahsilime orada devam edebilecekmişim. Babam bir süre sonra buraya döneceğimizi söylüyor, ama bunu söylerken yüzüme bakamıyor. Annem telaşlı, hem bizim aileyi, hem de komşuları vapura götürecek faytonlar ile eşyalarımızı taşıyacak at arabaları az sonra gelecekmiş. Okumaya devam et

02/09/2017 Posted by | Çok kısa öyküler, Öyküler | , , , | 2 Yorum

Kül

iki temmuz geldiğinde yanar bu şehir

yağmur buharlaşır

kavrulur düşler

aşk tutuşur kavga kanar

küle döner yüreğim

kederden

iki temmuz geldiğinde

Caner Fidaner

iki-temmuz

02/07/2017 Posted by | Şiirler/Şairler | , , | 1 Yorum

Hazan şarkısı – Paul Verlaine

paul verlaine.

Kemanlar

Hıçkırır ağlar

Güz geldi diye

Yaralı yüreğim

Halsizliğim

Biteviye.

. Okumaya devam et

21/03/2017 Posted by | Şiirler/Şairler | , , , , , , | Yorum bırakın

Fazla Söze Gerek Yok – W. C. Williams

WCW.

Az önce yedim

buzdolabında

duran

erikleri

.

kimbilir

belki de sen

kahvaltıya

ayırmıştın onları Okumaya devam et

19/03/2017 Posted by | Şiirler/Şairler | , , , , | Yorum bırakın

Biz Hayır Diyoruz – Eduardo Galeano

plebisit-1Farklı ülkelerden geldik ve buradayız, Pablo Neruda’nın koca gölgesinin altında bir arada: Hayır diyen Şili halkına eşlik etmek için buradayız.

Biz de hayır diyoruz.

Paranın ve ölümün övülmesine hayır diyoruz. En çok malı olanın en değerli olduğu, mallara ve insanlara fiyat biçen bir sisteme hayır diyoruz. Silahlara her dakika iki milyon dolar harcayan ve her dakika otuz çocuğu açlıktan ya da iyileştirilebilir hastalıklardan öldüren bir dünyaya hayır diyoruz. Eşyaları korurken insanları yok eden nötron bombası çağımızın mükemmel bir simgesi. Gecenin yıldızlarını askeri hedeflere çeviren katil sistem için insanoğlu bir üretim ve tüketim faktöründen, bir kullanım aracından başka bir şey değil; zaman yanlızca ekonomik kaynak, bütün gezegen suyu son damlasına kadar emilecek bir rant kaynağı. Zenginliği çoğaltmak için yoksulluklar çoğaltılıyor ve diğerlerinin yoksulluğunu çizginin dışında tutmak, bu çok azın zenginliğini gözetmek için silahlar kat kat artıyor, bu arada yalnızlık da kat kat artıyor: Bize ne yiyecek ne de sevecek bir şey veren, çoğunluğu yiyecek açlığına, çok daha fazla kişiyi de kucaklaşma açlığına mahkum eden bu sisteme hayır diyoruz. Okumaya devam et

09/03/2017 Posted by | Deneme | , , , , , , , | 2 Yorum

Pontius Pilatus Nasıl Öldürüldü?

pilatus-gunahkar-elini-yikiyor-duccio-c-1310

Pilatus günahkar elini yıkıyor (Duccio, c.1310)

Birkaç yıl önce teyze oğlum Tarık bana “Yeruşalem’in insan yiyen köpekleri” başlıklı bir yazı göstermişti. Bütün Dünya dergisinin 2001 yılında basılmış, “Tarihin sırları” adlı özel sayısından çekilmiş fotokopiler vardı elinde. Yazıda anlatılan hikâye ilginçti gerçekten.

Alman arkeolog Hans Şindler, Yeruşalem’in batısından güneyine doğru uzanan Ge-Hennom vadisinde 1970’li yıllarda yaptığı kapsamlı yüzey araştırmalarında çok sayıda köpek iskeletine rastlamış. 1976’da aniden hastalanıp ölen Şindler’in topladığı ve katalogladığı yüzlerce kemik uzun süre bir depoda, kilit altında beklemiş.

Hans Şindler’in oğlu Vilhem 1986’da arkeolog olmuş. Meslekteki ilk faaliyeti, babasının ölüm döşeğinde kendisine teslim ettiği anahtarla açtığı depodaki iskeletleri incelemek olmuş. Bu konudaki ilk makalesini 1996’da Young Archeologist dergisinde yayımlamış. Bu çalışma meslek çevrelerinde yoğun bir ilgiyle karşılanmış, çünkü oğul Şindler köpek çene kemiklerinin pek çoğunda garip lekeler tespit etmiş. Laboratuvarlarda incelettiği bu materyal insanlara ait kan hücreleri ve doku parçaları ihtiva ediyormuş. Üstelik, köpek iskeletlerinin arasında insan kemikleri de bulunmuş. “Karbon 14” (C-14) testi, buluntuları İsa’nın çarmıha gerilmesinden hemen sonrasına tarihlemiş. Fakat o döneme ilişkin belgelerde de, yazıtlarda da vahşi köpeklerin saldırısına ilişkin bir bilgi yokmuş. Okumaya devam et

19/12/2016 Posted by | Öyküler, Uncategorized | , , , , | 9 Yorum