Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Aynadaki Babam

Çocukken sanırdım ki bütün evlerin içi bizim ev gibidir, herkesin annesi benim anneme, herkesin babası da benim babama benzer. Bunun büyük bir yanılgı olduğunu ara sıra arkadaş evlerinde yatıp kalmaya başladıktan sonra anlayabildim ancak. Başka evlerde çok başka düzenler kurulmuştu. Kimi çocuklar babalarına “siz” diye sesleniyordu, bazıları babası varken her şeyi konuşamıyordu, babasına ters gelen bir şey söylediğinde ya da yaptığında dayak yiyenler bile vardı. Ama bu gözlemler içinde büyüdüğüm evin bana sunduğu nimetleri tam olarak fark etmemi sağlayamamıştı o yaşlarda.

“Bir erkek, ancak babası öldükten sonra gerçekten erkek olur” diye bir söz vardır. Bu bakış açısı bana geleneksel toplumları anımsatıyor. Büyük aile biçiminde yaşanan, en büyük erkeğin karar verici olduğu topluluklarda gerçekten de baba ölmeden oğulun ya da oğulların kendi egemenlik alanlarını kurmaları pek mümkün olmaz herhalde. Ama ben babamın baskısını o yaşarken de pek hissetmemiştim doğrusu, bugün hiç olmazsa bu açıdan ne kadar şanslı bir oğul olduğumu görebilir hale gelmiş durumdayım.

Herhalde yaşamımda beni en çok etkileyen olaylardan biri babamın ölümü olmuştu. Haberi veren annem telefonda ağlıyordu, hemen eve koştum. Annemin ağlaması sessizce devam ediyordu. Babamın bedenini yatağına yatırmışlar, gözlerini kapatmışlar, çenesini bağlamışlar, karnına da bir bıçak koymuşlardı. Gündüz olduğu halde odanın ışığı yanıyordu. Beni onunla yalnız bıraktılar. O anda neler düşündüğümü, neler hissettiğimi anlatmayacağım, yalnız onu alnından öptüğümü söyleyeceğim. O gün, 1986 yılının 31 Aralık günü, dördüncü kez öldüm.

Bir yakınımızın ölümü hem onu, hem de onunla ilişkimizi gözden geçirmek, yarım kalmış hesapları tamamlamak için son olmasa da en önemli fırsatmış gibi geliyor bana. Eğer yaşayan kişi bunu başarabilirse, hem kendisi huzura kavuşacaktır, hem de kendisi ile birlikte ölen kişinin içinde taşıdığı anısı. Böylece ölünün içimizde süregiden tinsel varlığı da artık yaşayan kişiyi rahatsız etmeyecektir. Galiba ancak böyle bir süreçten sonra “ölülerimizi hayırla analım” şeklindeki öneriyi yerine getirebiliriz.

Babamın benim üzerindeki etkilerinin boyutunu da ölümünden epey sonra fark ettim. Gençlik yıllarımda babamdan çok farklı bir kişi olduğumu düşünürdüm. Onu kaybettiğimde yaşım otuza erişmiş, hatta bir iki yıl da geçmişti bile, ama anlıyorum ki o sıralarda onun benim için taşıdığı önemi fark edecek olgunluk düzeyine henüz ulaşmamıştım.

Aradan birkaç yıl geçti. Bir gün aynaya baktığımda kendi yüzümün görüntüsü içinde babamın yumuşak bakışlarını, sevimli gülümsemesini, hemen duruma müdahale edip şaka yollu bir uyarı yapacakmış gibi duran yüz ifadesini keşfettim. Önce bu buluşumu kendimden bile saklamaya çalıştım, ama ne mümkün? Her aynaya bakışta babam oradan muzır muzır bana bakıyor, üstelik ben suratımı astığımda bile o bana gülümsüyordu. Sonunda kabul ettim, babama benzemeye başladığımı. Belki de çok önceden benzemeye başlamıştım da, süreci ben yeni yeni fark ediyordum.

Bir kere durumu kabullendikten sonra hangi özelliklerimin babama benzediğini düşünmeye başladım. Bulduğum benzerlikler, beni şaşırtacak uzunlukta bir liste oluşturdu. Bu durumda babamı kaybettiğim için üzülmek de gerekmiyordu, çünkü onun içimde bir yerlerde hep var olduğunu hissediyordum.

Ölümünden sonra geçmişi düşünüp hatırladığım kimi olaylar, babamı daha fazla sevmemi sağladı. Örneğin, babam bende gördüğü ve beğendiği özelliklere sahip çıkmaz, annemin babasını, yani kendi kayınpederini kastederek“Dedene çekmişsin” derdi. Birçok anababanın bunun tersini yaptığını, çocuğun iyi özelliklerini kendilerine mal ettiklerini, beğenmediklerini ise “karşı tarafa”yıktıklarını gördüğümde, babamın alçakgönüllüğünün de farkına vardım.

Sonuçta anladım ki babam bana çok anlamlı bir miras bırakmıştı: Gerçek bir baba olmanın sorumluluğu.

.

Caner Fidaner

Reklamlar

28/01/2005 - Posted by | Ellilikler-1: Hüzün | , , ,

2 Yorum »

  1. Babalar gününüz kutlu olsun…
    Babalık yaptıklarınız size minnettardır eminim…

    Yorum tarafından Nihal Dizdar | 17/06/2010 | Cevapla

    • Çok teşekkürler… İnşallah yapabilmişimdir! 😎

      Yorum tarafından canerfidaner | 17/06/2010 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: