Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Veda

Dolunay II (Seamus Berkeley)

Veda vardır, zor veda vardır, bir de çok zor veda vardır. Herhalde en zor olanı da sevdiğiniz bir yakınınız öldüğünde onunla vedalaşmaktır.

Ölmeden az önce yanındaydım, ama hastanede ölen birçok kişinin olduğu gibi Hüray’ın da son dakikalarında başında sevdiği kişi değil, telaşlı bir ekip ve bir takım cihazlar vardı.

Ölüsü morga gitmeden beni çağırdılar, çünkü “onu son kez göreyim” diye rica etmiştim.

Ölü bir bedenin başkaları için taşıdığı değerin nasıl birdenbire azaldığını gözledim: Bir saat önce yoğun bakıma girerken koşturan hekimlerin sürdüğü sedyenin başında artık bir hizmetli vardı.

Üstündeki örtüyü, yüzünü ve omuzlarını görecek kadar açtım.

Teni sararmış, gözleri donuklaşmıştı.

Açık kalmış gözkapaklarını örttüm.

Yanaklarını okşadım, yüzünü öperken bir yanağına bir damla gözyaşı düştü.

Yalnızlık (Seamus Berkeley)

İşiteceğini umarak içimden “yirmi iki yıllık sevgilim, sana çok teşekkürler” dedim veda niyetine, sonra örtüsünü tekrar kapattım.

Hüray’ın kaçıncı ölümüydü bilmiyorum, ama ben 2002 yılının 3 Ağustos günü, saat 10:30’da altıncı kez öldüm.

O sırada pek farkında değildim ama, onunla vedalaşmam bitmemişti, aslında uzun ve zorlu bir veda süreci yeni başlıyordu.

Caner Fidaner

 

Reklamlar

28/01/2005 - Posted by | Ellilikler-1: Hüzün | ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: