Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Sözcüklere özgürlük!

Dillerin ayırdığı insanları, sözcükler birleştirir.

Sözcük dediğin nedir ki? Dengi sırtında, yersiz yurtsuz bir yolcu… Sözcüğün yolunu izlersen görürsün, kâh bu dilde geceler, kâh şiltesini öteki dile serer. Bir bakarsın bu dilin baş köşesinde kürkler içindedir, bir süre sonra bakarsın komşu dilin sokaklarında nara atmaya başlamış. Dili sınırların arasına hapsedebilirsin, ama sözcük zincire vurulamaz, kapı altından bile sızıp girer istediği her eve.

Yine de bütün sözcükler özgür değildir.

Sözcüklerin zincire vurulduğu hapisaneye sözlük denir. Artık kullanılmayan her sözcük, ona ayrılmış birkaç satırda, bir önceki sözcükle bir sonraki arasına sıkışmış halde geçirir aylarını, yıllarını. Ölümsüz olduğuna sevinsin mi, üzülsün mü bilemeden kendisini bulup kullanacak bir insanoğlu bekler, hüzünle, ama umudunu yitirmeden. Kendinden türemiş, dillerden düşmeyen sözcükler varsa eğer, onların coşkularıyla avunur.

Yazılan, söylenen sözcük ise, serpilir, gelişir, dallanır, budaklanır, satırların arasından taşar, sözlüklere sığmaz olur. Bir sözcüğü özgür kılmak istiyorsanız eğer, konuşurken, yazarken kullanın onu. Hatta hapisteki kimi sözcükleri özgürleştirebilirsiniz. Bu dediğimi iş edindim ben, eski metinleri, sözlükleri karıştırıyorum, önceden kendisiyle tanışmadığım sözcükleri arıyorum, buluyorum, onları günışığına çıkarmaya çalışıyorum.

Caner Fidaner

17/01/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , | Yorum bırakın

Barselona’nın Ruhu

La Sagrada Familia (Kutsal Aile)

O yaşlı adamla ilk kez, adı Barselona ile özdeşleşmiş La Sagrada Familia kilisesinin önünde karşılaştık. Hani şu, resimlerinde sivri uçları yukarı doğru tutulmuş bir demet havuç gibi görünen, bir türlü bitirilememiş, dillere destan mimari yapının önünde yani. Yaşlı adamın anlattığına göre bu kilisenin adı kutsal aile” demekmiş, hristiyanlıkta bu terim İsa peygamber, annesi Meryem, bir de Meryem’in kocası Yusuftan oluşan üç kişilik aileyi ifade ediyormuş. İsa’nın babasının Yusuf değil, Tanrı olduğuna inanılıyor, yine de Yusuf’un dini hikayelerde çok önemli bir yeri var, çünkü o İsa’nın babalığıdır, onu korumuştur, büyütmüştür.

Yaşlı adam bu hikayelere devam edecekti ama, bizim daha çok işin sanatsal ve mimari yönüyle ilgilendiğimizi farkedince lafı değiştirdi, Bu kiliseye Villar adlı bir mimar başlamıştı,” dedi. Seninle birbirimize baktık, sen Ben başka bir isim hatırlıyorum,” dedin, ben ekledim, Villar başlamış ama, galiba kısa bir sürede işi bırakmış, sonra yıllarca, hatta ölene kadar bir başka mimar…”

Tam o sırada bulunduğumuz yere bir turist otobüsü geldi, içinden onlarca Japon çıktı, onların ortasında kaldık, yaşlı adam da gözden kayboldu. Üstü başı pek düzgün olmayan o ufak tefek yaşlı adamın adını bile bilmiyorduk, onu arayamadık bu yüzden. Senin elini tuttum, Hadi yürüyelim” dedim. Okumaya devam et

17/01/2010 Posted by | Yol Masalları | , , , , | Yorum bırakın