Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Sakız mı, ciklet mi?

Çocukluğumda merak ettiğim şeylerden biriydi, şu çiğnediğimiz şeyin adı “ciklet” mi, “çiklet” mi? Yoksa “jiklet” mi? Bugün bakıyorum, Türk Dil Kurumu ciklet denmesini öneriyor. Tamam öyle diyelim, ama acaba bu garip isim nereden geliyor?

Şöyle yüz yıl kadar geriye gidip bakıyoruz, Amerika Birleşik Devletlerinde bir firma parlak renklerde drajeler halinde, kokulu sakız imal etmeye başlıyor, hatta ilk ekledikleri de nane kokusu oluyor. Bu kokulu sakıza Chiclets diye ticari bir isim koyuyorlar. Sonra bu buluş bütün dünyaya yayılıyor, yirminci yüzyılın ortalarında Türkiyede de yaygınlaşıyor, öyle ki, markanın özel adı, Türkçede “kokulu sakız” anlamına gelen bir cins isim haline geliyor. Sadece Türkiye’de de değil, Yunanistan, İtalya, Belçika, Brezilya gibi başka ülkelerde de bu marka sakız anlamına gelmeye başlıyor.

Fakat ciklet sözcüğünün tarihçesi bu markadan çok daha eski. Meksikadaki yerli dillerden biri Nahuatl adını taşır. Zamanında İspanyollar buraları işgal etmişler, kendilerinin kültürünün “ileri” olduğunu iddia edip bu topraklara kendi dinlerini yerleştirmişler, hatta bu arada yerlilere onca zulüm, onca kıyım yapmışlar, fakat bir yandan da Amerika yerlilerinden kimi sözcükler almışlar, oralarda görüp tanıdıkları nesnelerin adları imiş bu sözcükler. İşte, Meksika bitkisi sapodilla özütünden elde edilen sakıza da Nahuatl dilinde çikl deniyormuş. Bu sözcük İspanyolca aracılığıyla İngilizce’ye de geçmiş ve bir küçültme ekiyle çiklet haline gelmiş. Nahuatl dilinden buralara kadar ulaşmış, gündelik Türkçede kullandığımız başka sözcükler de var; örneğin domates, avokado, çukulata…

Yeni dünya sakızı bilir de, eski dünya bilmez mi? Orta doğuda da özel bir ağacın reçinesi çiğneniyormuş eski çağlarda, o ağaca biz sakız adını vermişiz, Yunanca konuşanlar da mastik demişler. Türkçedeki sakız sözcüğünün kökünde “yüzeyden kabarık durmak” gibi bir anlamı olan sak sözcüğü var, kene demek olan sakırga ile hayvanın derisinde yaralar halinde görülen sakağı (ruam) hastalığının adı da aynı kökten. Bunlara benzer bir sözcük olan sakız ise “ağacın kabuğunda biriken reçine”nin adı olmuş. Yunancadaki mastik sözcüğü ise, ön-Hint Avrupa dilinde doğrudan doğruya “çiğneme” anlamına geliyor.

Görüyorsunuz, kavimler gelip geçiyor, devletler kurulup yıkılıyor, hatta diller unutuluyor, ama eski sözcükler kıt’alar aşıyor, kıyafet değiştiriyor ve yaşamaya devam ediyor.

Caner Fidaner

Reklamlar

06/03/2010 - Posted by | Dil Meselleri | , , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: