Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Evimizin Beta’sı

Alfabemizdeki B harfinin de büyük dedesi olan, kadim alfabelerin ikinci harfi beta, yüzlerce yıldır… yok hayır, yüzlerce değil, binlerce yıldır yaşamını sürdürüyor. Sayısız ülkeyi dolaşmış, bir sürü alfabeye demir atmış, o sıralarda başından kimbilir neler geçmiş bu iki gözlü harfin.

Harf dediğimiz işaretler, resim-yazı, yani piktograf zamanından kalma, her biri bildik kimi nesnelerin resimlerinden süzülerek gelmiş bugüne. Örneğin A, ya da eski adıyla alfa, öküz başı şeklindeymiş önce yan dönmüş, sonra başaşağı, olmuş bizim iki bacaklı A harfi! Beta’nın en eski hali de ev şeklindeymiş. B harfini, saatin tersi yönünde doksan derece döndürüp sırtını yere getirin, işte size stilize bir ev şekli! İbranicede ve Fenike dilinde bet ev anlamında, demek ki evi gösteren şekil-yazı işareti, bir zamanlar bet harfi haline gelmiş. Ne zaman derseniz, muhtemelen milattan 1500 – 1800 yıl önce derim. Epey sonra bu harf Yunancaya geçmiş, ama bu dilde sözcükler pek sessiz harfle bitmediği için bet’in de sonuna bir “a” harfi eklenmiş, harfimiz olmuş beta.

Fenike alfabesinde beta

Fenike alfabesinde "bet"

Arapçada da beyt sözcüğü “ev, hane, yuva” demek oluyor, aynı zamanda dini bir terim olan ehl-i beyt sözünün köken anlamı da“ev halkı”. Dahası, iki satırlık şiir bölümü olan beyit de aynı sözcük ailesinden.

Seksenli yıllarda iki yaygın video sistemi vardı, hatırlarsınız: Beta ve VHS. Beta’yı Sony firması geliştirmişti, ama bu adın evle, yuvayla bir ilgisi yok; Japonca’da “hepsi birden” demek olan beta-beta sözcüğü ile İngilizce’nin maximum‘undan melez bir sözcük türetmişler! Bir de Beyti kebap var, hani et parçalarını sarıp sarmalar, öyle pişirirler, doğrusu bu kebabı ilk gördüğümde adının “ev” ile bir ilgili olduğunu düşünmüştüm. Ama yanılmışım, gerçekte bu ad, yemeği geliştiren Beyti Güler‘in isminden geliyormuş.

Beta, doğrudan alfabe sözcüğünün içinde de var, alfabe’nin ilk iki hecesi bildiğiniz gibi ilk harf olan alfa’nın adı, beta da onun peşine takılıvermiş. Zaten bizim garip betacık, binlerce yıldır yaşıyor ama, hiçbir zaman en öne geçememiş, bayrağı taşıyamamış; daima kendi sınıfının en uzunu olan havalı arkadaşının arkasında kalan öğrenci gibi bir arkadan gelmiş. Bu yüzden hayatım boyunca beta’nın hakkının yendiğine inanmışımdır. Kimbilir belki de bu durum onu alçakgönüllü yapmıştır?

Caner Fidaner

Reklamlar

07/03/2010 - Posted by | Dil Meselleri | , , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: