Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Bu ne biçim lacivert?

Lapis lazuli

Lapis lazuli

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştiriyor. Babil kulesi macerasında insanoğlu farklı diller kullanan yetmiş iki kavme bölünmüştü, o günden beri kavimler birbirlerini anlayamıyorlar, bu yüzden birbirlerine güven duyamıyorlar, işin sonu savaşa kadar gidebiliyor. Ama sözcüklerin macerasını incelemeye başladığınızda bir bakıyorsunuz, bir sözcük kah o dilde, kah bu dilde karşınıza çıkıyor, bazen giysisi farklı oluyor ya da makyajı değişiyor, bazen de sözcüğe bir kuyruk takılmış oluyor. Yani farklı dilleri konuşan insanlar, sözcüklerin ördüğü görünmez bir ağla birbirlerine bağlanıyorlar.

Bana her zaman büyülü bir sözcük gibi görünmüş olan lacivert de az taban tepmemiş dünya yüzünde. Rivayetler doğruysa, değerli bir taş adı olarak bildiğimiz lapis lazuli ile de kuzen oluyorlar. Efendim, hikayemiz orta asyada başlıyor. Otomobilin olmadığı, herkesin ancak atlarla, atlı arabalarla gezebildiği, bu yüzden de uzak diyarlara ilişkin bilgilerin rivayetlerden ibaret olduğu zamanlarda kimine göre Türkistan’da, kimine göre Afganistan’da Lajwart diye anılan bir bölge varmış, orada, rengi gökyüzünden daha koyu bir mavi, güzel mi güzel bir taş çıkarmış, o taşa çıkarıldığı bölgenin adını vermişler. O uzak bölgeden kitabında ilk bahseden de 13. yüzyılın ünlü ismi Marco Polo olmuş. 14. yüzyılın sonuna doğru bu ismi biraz eğip bükmüşler, başına da Latince “taş” anlamına gelen sözcüğü eklemişler, bu değerli taşın adı lapis lazuli olmuş.
Yerin adı aslında ne anlama geliyormuş, bunu anlamak için daha geriye gitmemiz gerekiyor. Efendim, Sanskritçede bu bölgenin adı Racavart imiş, bu da “raca’nın, yani hükümdarın payı, ona ait yer” anlamına geliyormuş. Ama bana asıl komik gelen, bu sözcüğün İngilizcede azure haline gelmesi oldu. Sözcük İngilizcenin kapısını çaldığında, başındaki “l” harfi, Fransızcada sözcüklerin başına eklenen “la, le” öneki sanılarak atılmış, böylece azure sözcüğü kalmış geride. Lacivert sözcüğü Türkçe’ye Farsça’dan girmiş, Türkçe’de ilk kullanılışı 14. yüzyıl, ama herhalde en yaygın kullanımına Fenerbahçe ve taraftarları sayesinde erişmiş olsa gerek!

Caner Fidaner

Reklamlar

13/03/2010 - Posted by | Dil Meselleri | , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: