Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Ortodoksluklar

Neden etimolojiye meraklıyım, biliyor musunuz? Kökenlerini, tarihçelerini öğrenebildiğim sözcüklerin anlamlarını da daha kolay çözecekmişim gibi geliyor bana. Gerçekten, kökenini öğrendiğim bir çok sözcüğün anlamını genellikle daha iyi kavrayabiliyorum, ama bazen bakıyorum, sözcüğün bugün kullanılan anlamı ile kökeni arasında ciddi farklar var.

Örneğin, ortopedi sözcüğü… İngiliz Ortopedi Birliği’ne inanmak gerekirse, bu sözcüğü ilk ortaya atan kişi Parisli çocuk doktoru Nicholas Andry olmuş. Dr. Andry’nin 1741’de yayımlanmış kitabının adı, kısaca şöyle: Ortopedi: Çocuklardaki Şekil Bozukluklarını Düzeltme ve Bunlardan Korunma Sanatı. Yazar bu kitabın önsözünde, başlıktaki ortopedi sözcüğünü oluşturmak için Yunanca’da “düzgün, dosdoğru” anlamına gelen orthos sözcüğü ile “çocuk”, daha doğrusu “çocuk yetiştirme” anlamına gelen paeideia sözcüklerini birleştirdiğini yazıyor. Çocukların bacaklarında görülebilecek olan aşırı bükülmeyi ortadan kaldırmak için yazarın önerdiği tedavi şöyle: Çocuk olabildiğince küçükken, aynen taze fidanlarda yapıldığı gibi bacağın yanına düzgün, demir bir plaka koyup bacağı ona sabitleyecek şekilde bir çarşaf ile sarmak. Bu tedavi, “ağaç yaşken eğilir, bacak gençken düzeltilir” şeklinde de tanımlanabilir!

Aslında ortopedi sözcüğünün bir tıp dalının adı olması için, 1850’leri beklemek gerekti. Başlangıçta doğuştan olan ya da kemik tüberkülozu, çocuk felci gibi hastalıkların sonucunda ortaya çıkan şekil bozukluklarını düzelten, daha çok da çocuklarla uğraşan ortopedistler, sonraları erişkinlerin kemikleri ile de ilgilenmeye başladılar, çünkü savaş yaralanmaları nedeniyle bir çok kişi onlara ihtiyaç duyuyordu. Böylece zaman içinde ortopedi, adının “çocukları düzeltmek” anlamına geldiğini hiç dikkate almadan hem çocuk, hem de erişkin hastaları tedavi eder oldu. Hatta yakın zamanlarda, özellikle çocuk hastalardaki şekil bozukluğu sorunlarıyla ilgilenen ve adına çocuk ordopedisi ya da pediatrik ortopedi denen yeni bir disiplin bile ortaya çıktı!

Pediatri, pedagoji, pedofili gibi ortopedi’nin pedi bölümünün içinde yer aldığı daha bir çok sözcük var. Fakat ortopedi sözcüğünün ilk bölümü olan orto öneki de bize hiç yabancı değil; örneğin Latince odon“diş” demek, ortodonti sözcüğü de diş hekimliğinin, dişlerimizi düzeltmekle uğraşan dalının adı oluyor. Orto’yu, çok farklı bir alanın terimi olan Ortodoks sözcüğünün içinde de görüyoruz. Eski Yunanca’da orto ya da ortho, “düzgün, doğru, dosdoğru” demek, doxa ise “düşünce, görüş, övgü”, aynı zamanda “öğreti, mezhep” gibi anlamlar taşıyor. Yani Ortodoks, aslında “doğru yolda giden, doğru yoldan sapmamış öğreti” demek oluyor. Hristiyanlıktaki Ortodoks sözcüğünün ortaya çıktığı tarihin, doğu Roma ile batı Roma’nın birbirinden ayrıldığı zamanlara kadar gittiğini sanıyorsanız, aldanıyorsunuz. Batı Hristiyanları Ortodoks sözcüğünü 16’ncı yüzyılın sonlarında, Latinceden türeterek oluşturmuşlar ve doğu Hristiyanlarını bu tarihten sonra bu adla anmaya başlamışlar. Ortodoks sözcüğünün Fransızcadan alınıp Türkçede kullanılmaya başlanması ise 1850’leri bulmuş.

Peki doğu Hristiyanları için doğru yoldan gittiklerini ifade eden bir isim kullanıyoruz da, Roma Kilisesine, daha doğrusu papaya bağlı olan Katoliklerin adı ne anlama geliyor? Aslında Katolik sözcüğünün köken anlamı daha az iddialı değil; 14. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış olan catholicus sözcüğü geç Latincede “evrensel, genel” ya da “evrensel olarak kabul görmüş” demek; kökeni ise eski Yunanca’nın iki sözcüğü: “Hakkında” anlamına gelen kata ile “bütün, hepsi” demek olan holos birleştirilerek Katolik (=catholicus) sözcüğü imal edilmiş. Başlangıçta “eski kilisenin öğretileri” anlamına kullanılıyorken, 16. yüzyılın ortalarından itibaren Roma Kilisesi’nin ve onu dini önder olarak tanıyanların adı haline gelmiş.

Tabii dini terimlerin mecazi anlamları da olabiliyor, örneğin bugün Ortodoks sözcüğü yalnızca dini içerikli bir terim olarak değil, “bir görüşün özgün biçiminin ısrarla savunulması” anlamında da kullanılıyor. Eğer görüşlerini mecazi sözcüklerle süslemek isteyen bir ekonomi yazarı iseniz, şu ya da bu hükümet için “ekonomide ortodoks bir IMF politikası izliyor” diyebilirsiniz. Ama biz ekonomiyi ve politikayı bir yana bırakalım, sanatseverlere göz kırpalım ve okurlarımıza Ece Ayhan’ın Ortodoksluklar adlı şiirini anımsatalım. Bana kalırsa o şiiri bulup okumanın tam zamanıdır, bakın bakalım adının kökeni ile ilgili bir yazının hemen üstüne okunduğunda, şiirin anlamı ya da okuyanda uyandırdığı duygular değişiyor mu?

Caner Fidaner

Reklamlar

15/04/2010 - Posted by | Dil Meselleri | , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: