Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Karpaz

Apostolos Andreas Manastırı - Dipkarpaz, Kıbrıs

Bugün Karpaz’ı gezeceğiz, senin de bir zamanlar buralarda dolaştığını biliyorum. Belki senin de geçtiğin yerlerden geçeceğim, senin de yürüdüğün yollarda yürüyeceğim, senin de gördüğün manzaraları göreceğim. O zamanlar yanında değildim, nerelere gittiğini, neler yaptığını bilemem, olsa olsa bazı şeyleri tahmin edebilirim. Acaba dolaşacağım yerlerde senden izler bulabilir miyim? Geçtiğin her yerde izler bıraktığına eminim; zor olan bu izleri sonradan bulabilmek, tanıyabilmek, onların sana ait olduğundan emin olabilmek… Belki seni anımsayanlar olabilir, ama kimlerdir bunlar? Seni kime sormalı?

Bir kere seni insanlara sormayı düşünmüyorum, çünkü insanlara, daha doğrusu insanların anımsadıklarına güvenmiyorum. İnsanların bellekleri zayıftır, ama bundan daha önemlisi, onlar belleklerinin zayıf olduğunu bilmezler, bu yüzden de “hatırlamıyorum” demek yerine mutlaka başka şeyler söylerler; bazen akıllarında kalanları anlatırlar, bazen de -farkında olarak ya da olmayarak- uydururlar, sonra bunlara kendileri de inanırlar; böylelikle hem kendi kendilerini yanıltmış olurlar, hem de onlardan bilgi almak isteyenleri… Ben durumu fark ettiğimde iş işten geçmiş olabilir, bu nedenle en doğrusu seni insanlara hiç sormamak olacak. Peki ne yapacağım?

Yola çıkıyoruz, Girne, Boğazköy, Lefkoşa… Burada buluşuyoruz, iki araba dolusu yolcu oluyoruz, sonra doğuya doğru gidiyoruz. Solda, uzakta Beşparmak Dağları uzanıyor, bizi izliyorlar, dağlarla aramızda geniş yeşil ova uzanıyor. Yol üzerinde ara ara köyler görünüp kayboluyor, kimisi solumuzda, kimisi sağımızda.

Çayırlara soramam seni, otların seni anımsamaları olanaksız, onların yıllar önce de orada olduklarını düşünmek saflık olur. Etrafta yer yer göz alabildiğine uzanan sarı papatyalar var, bana gülümseyerek bakıyorlar, ama onların ömrü de seni anımsamaya yetmez. Dağlara soramam, onların ömrü yeter kuşkusuz, fakat çok uzaktalar, muhtemelen seni de hayal meyal ya gördüler, ya görmediler. Yolda bir iki kilise görüyorum, ama kendi dertlerine düşmüş bu harap binaların benimle sohbete mecalleri olduğunu hiç sanmıyorum.

Karpaz'da Kıbrıs eşekleri

Yola devam ediyoruz, uzakta birkaç Kıbrıs eşeği görüyoruz. Köyler bitiyor, caretta caretta’ların geldiği altınkum koyunun yanından geçiyoruz, ama o kumsala da sesimi ulaştıramıyorum. Yarımadanın sonuna ulaşıyoruz, yalnızca yolun değil, adanın da sonu burası. Arabalardan iniyoruz, Akdeniz’i seyreden Apostol Andreas Manastırı‘na yürüyoruz. Kıyıya iniyorum, evet, işte oralarda senin izlerini bulacağımı hissediyorum. Kayaların üstüne çıkıp uca gidiyorum, bütün kara arkamda kalıyor, önümde, sağımda, solumda hep deniz var; göz alabildiğine uzanan, uzaklara kadar dibi görünen turkuaz rengi sonsuzluk beni kuşatıyor, sonra içime doğru uzanıyor; ardından Akdeniz’in bu köşesi bana sesleniyor: “Kimin izlerini aradığını biliyorum, ben onu tanımıştım, biz onunla buluştuk, onu defalarca ıslattım, çevreledim, sardım, serinlettim; insanlara kızdığı, yalnız kalmak istediği zamanlarda içimde kayboldu… Evet, her seferinde karaya döndü, ama beni hiç unutmadı. Onu aradığını biliyorum, çünkü o da benim kadar doğaldı, duruydu, benim gibi kıpır kıpırdı, meraklıydı, düşünceleri benim gibi sonsuzdu. Şimdi git, onun elini tut, sen de içine bir şeylerin aktığını hissedeceksin…”

İçim rahatlıyor, gülümsüyorum, denize el sallıyorum, artık geriye huzur içinde dönebilirim.

Caner Fidaner, 2003

Reklamlar

29/04/2010 - Posted by | Yol Masalları | , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: