Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Benden Kaçamazsın

Bu konuda ne kadar çok çaba gösterdiğini görüyorum, belki sıkıntı çekmemek, çektirmemek istiyorsun, belki üzmemek, üzülmemek istiyorsun, belki başka gerekçelerin var… Gerçek nedeni her ne ise, benimle aynı mekanda olmak istemiyorsun, uzaklaşmaya çalışıyorsun. Ama sen de biliyorsun ki, hepsi boşuna. Artık bunun farkına vardın sanıyorum, benden kaçamazsın.

Senin nereye gideceğini, ben senden önce biliyorum. Bu durum bazen hoşuna gidiyor, bazen canını sıkıyor ama, her gittiğin yerde beni buluyor olman da bu yüzden. Yalnız kalmak istediğin zamanlarda bazen bunu başaramıyorsan, sorumlusu benim. Evinden, odandan çıkmamaya karar versen bile, benden kaçamazsın.

Senin sokağa çıkarken ne giyeceğine, nasıl süsleneceğine, hangi kokuyu süreceğine aslında ben karar veriyorum. Bu durum bazen işine yarıyor, bazen senin zararına oluyor, bu doğru. Fakat, itiraf ediyorum, kendinden memnun olmadığın zaman ne yapacağını bilemeyişin de benim yüzümden. Ne yapalım ki gerçek bu, benden kaçamazsın.

Senin ne yapacağını ben senden önce öğreniyorum. Aynaya bakmak istediğinde, sen daha aynanın önüne geçmeden, ben gidip oraya yerleşiyorum. Kendi görüntüne bakıyorsun, aynadaki yüzden bazen hoşlanıyorsun, bazen hoşlanmıyorsun. Tahmin edebileceğin gibi, bunun müsebbibi de benim. Fakat, ah, bütün aynaları kırsan bile, benden kaçamazsın.

Senin ne düşüneceğini önceden bilen yalnızca benim. Hangi olay seni mutlu edecek, kime kızacaksın, kimi tekrar görmek istemeyeceksin, hangi kitaptan hoşlanacaksın, hangisini yarım bırakacaksın, bütün bunları önceden biliyorum; hiçbiri benim için bir sır değil, dahası senin şöyle veya böyle davranmanda biraz da benim payım var. Ne çare, beni hiç düşünmemeye çalışsan, hatta hiç düşünmesen de, benden kaçamazsın.

Ben senden uzakta değilim, sen beni ortalarda bırakıp başka yerlere gitmeye çalışsan da, ben seni bırakamam, senden uzaklaşamam. Bunu isteyerek, karar vererek, anlaşarak yapmamız da mümkün değil. Ne yazık! İstesem de, istesen de, benden kaçamazsın.

Beni hem çok iyi tanıyorsun, hem de hiç tanımıyorsun.

Ben, kırdığın cam vazo için annen kızdığında ona duyduğun öfkenim. Ben, ilkokul beşte çözemediğin için kafanda takılı kalmış matematik probleminim. Ben, lisede, sıra arkadaşını tokatlayan öğretmene vurmak istediğinde kaldıramadığın elinim. Ben, giremediğin sınavı kazanamadığın için duyduğun pişmanlığınım. Ben, seni terk etmiş kişilere söylemek istediğin, onları bir daha göremediğin için dillendiremediğin duygularınım.

Ben senin kaba bulup kimseye edemediğin küfürlerinim. Ben senin kızdığın zaman tasarlayıp da söyleyemediğin cümlelerinim. Ben senin, kızdığın sözlere karşı dile getiremediğin hislerinim. Ben senin tatsız anılarınım, tedirginliklerinim, keyifsizliklerinim, halledilmemiş sorunlarınım, gerçekleşmemiş planlarınım… Ben senin yarım kalmış işlerinim.

Ben “sen”im.

Benden kaçamazsın.

Caner Fidaner, 2005

Reklamlar

06/05/2010 - Posted by | Ellilikler-2: Hayret |

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: