Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Bir Aşkın Bitişi

Bir aşkın bitişi, vazodaki çiçeğin solması gibidir. “Acaba” dersin, “ne yapsaydım da birkaç gün daha canlı dursaydı? Rengi solmasaydı, yaprakları kurumasaydı?” Çiçeği ilk eline aldığın an duyduğun coşkuyu hatırlarsın, o coşkunun senin için artık bilinmez bir zamanda yaşanmış bir duygu olduğunu fark edersin. Evet, her şeyin sonu gelmiş sayılmaz belki, ama sabahları sana yaşama sevgisini anımsatan çiçeğin ömrü tükenmiştir. O çiçeğin ömrünü uzatacak bir çare bulunmadığını fark ettiğin anda senin de bir yerlerinin yaralandığını hissedersin, başkaları derdini anlamasa da.

Bir aşkın bitişi, bir dostun ölümü gibidir. Yaşadığı sürece sana hep yanında olacakmış gibi gelen arkadaşının artık var olmadığını kavraman epey vakit alacaktır; ama yine de her şey tamamlanmış değildir, yarım kalan bir şeyler olduğunu hissedersin. En büyük değişiklik gerçekleşmiş, var olan yok olmuştur. Düşünen düşünmez olmuş, konuşan konuşmaza dönmüş, işiten işitmez hale gelmiştir. Yani yalnızca bir dostluk değildir ortadan kalkan, çok daha fazla şeyler bitmiştir. Yaşananlar tekrarlanmayacak, giden geri gelmeyecektir.

Bir aşkın bitişi, beyazperdede “son” yazısını görmek gibidir. Filmi seyrettiğin sürece dış dünyayı hiç düşünmezsin, kendi salonunda yaşarsın; en ufak olay seni heyecanlandırır, bir sözle sevinir, başka bir sözle üzülürsün, her tıkırtı ile birlikte korkar, her dans müziği ile rahatlarsın. Bir yandan filmi seyreder, öte yandan filmin süresine sığmayacak planlar yaparsın, ama istediklerin gerçekleşmeyince boynunu bükersin, senaryoda neler yazılı ise onları kabullenirsin. Ama bu boyun eğişin bile filmin sona ermesini engelleyemez.

Bir aşkın bitişi, öğretmen olduğun ilkokulda çocukların tümünün diploma alıp gitmesi gibidir. Yıllar boyu onlarla yaşamış, onları anlamaya çalışmışsındır. Sana kızanlar olmuş, senin kızdıkların olmuştur. Ödevini yapanların yanağını her okşayışında içinde güller açmıştır. Boylarının uzamasını gördüğün, kızlara kaçamak bakışlarını yakaladığın oğlanlar, aralarında fısıldaşan, ara sıra utana sıkıla sana gelip bir şeyler danışan kızlar… artık büyümüştür. Sana “Hoşça kal!” derken gözlerinin içi gülüyordur hepsinin, senin burukluğunu fark etmezler bile.

Bir aşkın bitişi, bir romanın sonuna ulaşmak gibidir. Baştan bilmezsin kahramanın başına neler geleceğini. Ama kahramanın kaderini değiştirmeye yönelik dilekler tutarsın bazen, onları iletecek kimseyi bulamasan da. Yine de sen ne dilersen dile, kızın üvey annesi kötülüğünü yapacaktır. Uşak, kimse görmeden kadehe zehri koyacaktır. Adam, düşecek uçağa güle oynaya binecektir. Kız, aldatıldığını anlamadan yıllarca bekleyecektir. Ama dövenler dayak yemeyecek, oğlan gittiği yerden geri dönemeyecek, babalar kızlarını affetmeyecek, hastalar iyileşmeyecek; bütün bunlara karşın bir yerlerde roman sona ermiş olacaktır.

Bir aşkın bitişi, güneşin batışı gibidir. Sabah keyifle kalkmışsındır, gün için planlar yapmışsındır. O gün bir şeyler yaşamışsındır, sabahtan olmasını beklediğin, beklemediğin bir sürü şeyler gelmiştir başına. Sonra zaman ilerlemiş, akşama yaklaşmıştır. Güneşin önceleri ısıtan, sonraları yakan ışınları, giderek güçsüz şeritler haline gelmiştir, her biri kendini salar, bırakır, yerlere serilirler. Baştan altın bir küre olan güneş, saatler geçtikçe sarı bir köpüğe dönüşmekte; bulduğu en yakın yerden kendini yatağına atmak istemektedir. Öğle saatlerinin egemeni, artık sahneyi terk etmek zorunda olan pörsük bir topa dönmüştür. Yine de bu durum güneşin hiç mi hiç umurunda değildir, çünkü o ertesi gün yeniden doğacağını bilmektedir.

Gerçekten de bir süre sonra gölgeler kısalır, havadaki grilik unufak olur dağılır, önce çiçekler, sonra kuşlar, daha sonra da kediler uyanır… Sen etrafındaki bu değişiklikleri seyrederken hayretler içinde kalsan bile, ortalık yeniden aydınlanmaya başlar. Her günkü gibi.

Caner Fidaner

Reklamlar

06/05/2010 - Posted by | Ellilikler-1: Hüzün | ,

1 Yorum »

  1. evet aynen oyle bir aşkin bitişi hem de iyi bir hayat dersi aldiğinin iyiyi kotuden ayirdiginin ve hayatdan daha guzel aşki beklediğini de anlatir çunki insan aşik olmakdan vaz gecemez cunki aşk sevgi ruhumuzun gidasidir

    Yorum tarafından gunel | 17/02/2013 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: