Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Rabindranat Tagor’un “Avare Kuşlar”ından şiirler (31 – 60)

Tagor'un portresi (Sanka Benerci)

Tagor öyle bir umman ki, bırakın içinde yıkanarak arınmayı, onun şiirinde ayaklarını ıslatanlar bile huzur duyuyor.

Borges’le Tagor

mor salkımın altında

sohbet ediyor.

Biraz onları dinleyelim, fakat alçak sesle konuştukları için sessiz olmamız ve kulak kabartmamız gerekecek. Onlar sohbete ara verdiğinde de ya doğanın sesini duyacağız, ya da kendi yüreğimizin.

.

Rabindranat Tagor’un “Avare Kuşlar”ından şiirler (31 – 60)


[Şair tarafından Bengali dilinden İngilizceye çevrilmiş metinleri esas alarak Türkçeye aktaran: Caner Fidaner]

 

31
Pencereme tırmanıyor ağaçlar, dilsiz yeryüzünün özlem dolu sesi gibi.

32
Tanrı, kendi sabahlarından hayrete düşer, her gün yeniden.

33
Yaşam, dünyanın talepleriyle bulur gönencini, yaşama değerini veren ise aşkın talepleridir.

34
Kurumuş nehir yatağı, şükredecek bir şey bulamıyor geçmişinde.

35
Kuş “Bir bulut olaydım, ah!” diyor, bulutun dileği ise bir kuş olmak.

36

Çağlayan şarkı söylüyor, “Özgürlüğüme kavuştuğumda, şarkımı da buldum” diyor.

37

Anlatamam, bu yürek neden çürüyüp gider sesini çıkarmadan.

Hiç talep etmediği, bilmediği, anımsamadığı küçük ihtiyaçlardan.

38
Ey kadın, evinin işleri için dönüp dolanırken sen, kolun bacağın şarkı söylüyor, tepeden aşağı, çakılların arasından akan bir dere gibi.

39
Öteye geçmek için Batı denizine doğru gidiyor güneş, Doğu’ya son kez selâm veriyor.

 

Tagor (Satyajit Ray)

40

İştahın yok diye, yiyeceğini suçlama.

 

41
Ağaçlar, yeryüzünün özlemleridir adeta, parmak uçlarında yükselip cenneti dikizlerler.

42

Bana gülümsedin, hiçbir şey anlatarak konuştun benimle, anladım ki buydu uzun zamandır beklediğim.

43

Suyun içindeki balık sessiz, yeryüzünün hayvanı gürültücü, gökteki kuş ise şarkı söylüyor.

Ya insan? Denizin sessizliği, yeryüzünün gürültüsü, göğün müziği var onun içinde.

44

Özlem çeken yüreğin telleri üzerinde koşturur dünya, hüznün müziğini çalar.

45

Silahlarını tanrıları haline getirmişti. Kazanan silahları olduğunda, o kendisine yenilmişti.

46
Tanrı, yaratırken kendini bulur.

47

Örtmüş peçesini Gölge, gizli bir uysallıkla Işık’ı izliyor, sessiz aşk adımları atarak.

48
Yıldızlar, ateşböceği gibi görünmekten korkarlar mı hiç?

49

İktidarın döndürdüğü tekerleklerden biri değilim, onun ezdiği canlı yaratıklar arasındayım, bunun için müteşekkirim sana.

50

Zihin keskindir ama, geniş değildir, noktaların herbirini tutar, ama hareket etmez.

51

Senin putun tozun içinde paramparça oldu, Tanrı’nın tozunun senin putundan daha büyük olduğunu göstermek için.

52

İnsanoğlu kendi tarihinde görünür olarak değil, tarihi boyunca mücadele ederek varolur.

53

Lambanın camı, kendisine “yeğenim” dediği için tam azarlıyordu ki toprak çanağı, ay doğdu, bunun üzerine lambanın camı yumuşak bir gülümsemeyle seslendi çanağa: “Azizem, sevgili kızkardeşim.”

 

54

Martılarla dalgaların bir araya gelmesi gibi buluşuyoruz, yanyana geliyoruz. Martılar uçup gidiyor, dalgalar dönüp uzaklaşıyor, biz de yola çıkıyoruz.

55
Günüm sona erdi, sahilde batmış bir kayık gibiyim, yükselip alçalan suların dans müziğini dinliyorum ikindi vakti.

 

56
Yaşam verilmiştir bize, onu kazanmak için, yine onu veririz.

57
Tevazuda büyük olduğumuzda, büyüklüğün en yakınındayız demektir.

58

Serçe, tavus kuşu için üzülüyor, kuyruğu ağır diye.

59
An’lardan korkma sakın – çünkü onlar şarkılarını sonu gelmeyenin sesiyle söylerler.

60

Tayfun, yolun olmadığı yerde en kısa yolu arar, sonra aniden Hiçbiryer’de biter araması.

Tagor ile Einstein (1930)

.

Şiirlerin İngilizceleri:

 

From “Stray Birds” by Rabindranath Tagore,  Poems: 31 – 60

[translated from Bengali to English by the author]

.

.

31
The trees come up to my window like the yearning voice of the dumb earth.

32
His own mornings are new surprises to God.

33
Life finds its wealth by the claims of the world, and its worth by the claims of love.

34
The dry river-bed finds no thanks for its past.

35
The bird wishes it were a cloud. The cloud wishes it were a bird.

36

The waterfall sings, “I find my song, when I find my freedom.”

37

I cannot tell why this heart languishes in silence.

It is for small needs it never asks, or knows or remembers.

38
Woman, when you move about in your household service your limbs sing like a hill stream among its pebbles.

39
The sun goes to cross the Western sea, leaving its last salutation to the East.

40

Do not blame your food because you have no appetite.

 

41
The trees, like the longings of the earth, stand a-tiptoe to peep at the heaven.

42

You smiled and talked to me of nothing and I felt that for this I had been waiting long.

43

The fish in the water is silent, the animal on the earth is noisy, the bird in the air is singing,

But Man has in him the silence of the sea, the noise of the earth and the music of the air.

44

The world rushes on over the strings of the lingering heart making the music of sadness.

45

He has made his weapons his gods. When his weapons win he is defeated himself.

46
God finds himself by creating.

47

Shadow, with her veil drawn, follows Light in secret meekness, with her silent steps of love.

48
The stars are not afraid to appear like fireflies.

49

I thank thee that I am none of the wheels of power but I am one with the living creatures that are crushed by it.

50

The mind, sharp but not broad, sticks at every point but does not move.

51

Your idol is shattered in the dust to prove that God’s dust is greater than your idol.

52

Man does not reveal himself in his history, he struggles up through it.

53

While the glass lamp rebukes the earthen for calling it cousin, the moon rises, and the glass lamp, with a bland smile, calls her, “My dear, dear sister.”

54

Like the meeting of the seagulls and the waves, we meet and come near. The seagulls fly off, the waves roll away and we depart.

55
My day is done, and I am like a boat drawn on the beach, listening to the dance-music of the tide in the evening.

56
Life is given to us, we earn it by giving it.

57
We come nearest to the great when we are great in humility.

58

The sparrow is sorry for the peacock at the burden of its tail.

59
Never be afraid of the moments–thus sings the voice of the everlasting.

60

The hurricane seeks the shortest road by the no-road, and suddenly ends its search in the Nowhere.

Reklamlar

21/05/2010 - Posted by | Şiirler/Şairler | , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: