Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Rabindranat Tagor’un “Avare Kuşlar”ından şiirler (151 – 200)

Tagor 16 yaşında

.

151

Tanrı’nın büyük gücü meltemin okşayışındadır, fırtınada değil.

152

Bu öyle bir rüya ki, içinde herşey başıboş, hepsi göğsümü sıkıştırıyor. Uyandığımda tümünü bir arada, sende bulacağım ve özgür kalacağım.

153

Batmak üzereyken sordu güneş, “Benim görevlerimi devralacak kim var?”.

Toprak lamba, “Elimden geleni yapacağım, Ustam” dedi.

154

Çiçeğin güzelliğini, yapraklarını yolarak derleyemezsin.

155

Sessizlik, uyuyan kuşları taşıyan yuva gibi taşıyacak senin sesini.

156

Korkusuzca yürür Büyük olan, Küçük’le.

Ortanca uzakta kalır.

157

Gece, gizemle açar çiçekleri, böylece gündüzün teşekkürler almasını sağlar.

158

İktidar, kurbanlarının acıdan kıvranmasını, nankörlük sayar.

159

Kendi tokluğumuzla keyifli isek, meyvelerimizi neşeyle paylaşabiliriz.

160

Yağmur damlaları toprağı öptüler ve fısıldadılar, –“Bizler, senin yuva hasreti çeken çocuklarınız, cenneten geri geldik senin için.”

161

Örümcek ağı çiğ damlalarını yakalamaya niyet eder, sinekleri yakalar.

162

Aşk! Sen elinde eziyetin yanan lambası ile geldiğinde yüzünü görebiliyorum ve mutluluğun doruğu olduğunu anlıyorum.

163

Ateşböceği, “Bilge söylüyor, herbirinizin ışığı bir gün sönecekmiş.” dedi yıldızlara.

Yıldızlardan bir cevap gelmedi.

164

Şafak sökmeden hemen öncesinin kuşu, ikindinin alacakaranlığında gelir benim sessizliğimin yuvasına.

165

Aklımdan düşünceler geçiyor, gökyüzündeki yaban ördeği sürüleri gibi.

Onların kanat seslerini duyuyorum.

166

Nehrin, sadece kendisine su taşımak için var olduğunu düşünmek, kanalın hoşuna gidiyor.

167

Dünya ruhumu öptü kendi acısıyla, şarkılarla geri dönmesini istedi ruhumdan.

168

Bana sıkıntı veren şey ne? Açık havaya çıkmaya çalışan ruhum mu, yoksa dünyanın ruhu mu, içeri girmek için yüreğimin kapısını çalan?

169

Düşünce, kendi sözcükleriyle besliyor kendisini ve büyüyor.

170

Yüreğimin teknesini şu sessiz saatin içine batırdım; aşkla doldu içi.

171

Yapacak işin ya vardır ya da yoktur.

Haydi bir şeyler yapalım” demen gerekmişse, fesat başladı demektir.

172

İsimsiz bir çiçekle akraba olduğu için günebakanın yüzü kızardı.

Güneş doğdu ve ona gülümsedi, şöyle dedi, “İyi misin, tatlım?”

173

Beni kader gibi ileriye doğru iten de kim?”

Arka tarafıma doğru yürüyen Ben.”

174

Nehrin termoslarını bulutlar doldurur, ama uzak tepelerin ardına saklanarak.

175

Yolumda yürürken sürahimdeki suyu yudumladım,

evim için pek azı kaldı.

176

Kaptaki su parıldıyor; denizdeki su karanlık.

Küçük hakikat, duru sözcüklere sahip; büyük gerçeğin ise büyük sessizliği var.

177

Tarlandaki çiçeklerdi gülümsemen, konuşman ise dağındaki çamlardan gelen hışırtılardı, fakat yüreğin, o hepimizin bildiği kadındı.

178

Sevdiğim kişiler için arkamda bıraktıklarım küçük şeyler, –büyük şeyler ise herkes için.

179

Ey kadın, sen dünyanın yüreğini, gözyaşlarının derinliği ile çevreledin, tıpkı denizin toprağa yaptığı gibi.

180

Günışığı beni bir gülümseme ile selamlıyor. Onun üzgün kızkardeşi yağmur, yüreğimle konuşuyor.

181

Bugünkü çiçeğim, unutulmuş taçyapraklarını döktü.

Akşamüstü olgunlaştı, anıların altın meyvesine dönüştü.

182

Gece oldu, sessizlikte anılarının ayak seslerini dinleyen bir yol gibiyim.

183

İkindi vakti gökyüzü benim için şöyle adeta: Bir pencere, ışığı açık bir lamba ve arkasında bir hizmetkâr.

184

İyilikler yapmakla çok meşgul olan kişi, iyi olmak için vakit bulamaz.

185

Ben bir sonbahar bulutuyum, yağmurum boşalmış, benim doluluğumu olgunlaşmış pirinç tarlalarında görürsün.

186

Nefret ettiler, öldürdüler, insanlar onları övüyorlar.

Fakat Tanrı utanç içinde belleğini yeşil otların altına saklama telaşında.

187

Başparmaklar, kendi geçmişlerini terketmiş parmaklardır.

188

Karanlık ışığa doğru yolculuk eder, körlük ise ölüme doğru gider.

189

Ev köpeği evrenden şüpheleniyor, kendi yerini almak için entrikalar yapıyor diye.

190

Sakin sakin otur yüreğim, toz kaldırma.

Bırak dünya sana gelecek yolu kendisi bulsun.

191

Yay, oka fısıldıyor, onu ileri fırlatmadan önce, — “Senin özgürlüğün, benim özgürlüğümdür.”

192

Ey kadın, yaşam pınarının müziği var senin kahkahanda.

193

Her yanı mantık olan bir zihin, her tarafı keskin bir bıçak gibidir.

Onu kullanan eli kanatır.

194

Tanrı, kendi koca yıldızlarından çok, insanoğlunun lamba ışığını sever.

195

Güzelliğin müziğiyle evcilleşmiş vahşi fırtınaların dünyasıdır bu dünya.

196

Günbatımında bulut, güneşe dedi ki, “Kalbim, senin öpücüğünü saklayan altın bir kutucuk gibi.”

197

Dokunursan öldürebilirsin, uzak durarak elde edebilirsin.

198

Karanlıkta cırcır böceğinin cıvıltısı ile yağmurun tıpırtısı, geçmiş gençliğimdeki rüyaların hışırtısıymış gibi geliyor bana.

199

Sabahleyin bütün yıldızlarını kaybetmiş olan gökyüzüne bağırıyor yaprak, “Çiğ damlamı kaybettim,” diye.

200

Yanan kütük alevler içinde kalmış bağırıyor, — “İşte benim çiçeğim budur, ölümüm.”

.

Çeviren: Caner Fidaner

.

Tagorlu pullar

.

Şiirlerin İngilizceleri:

From “Stray Birds” by Rabindranath Tagore, Poems: 151 – 200

[translated from Bengali to English by the author]

.

151

God’s great power is in the gentle breeze, not in the storm.

152

This is a dream in which things are all loose and they oppress. I shall find them gathered in thee when I awake and shall be free.

153

“Who is there to take up my duties?” asked the setting sun.

“I shall do what I can, my Master,” said the earthen lamp.

154

By plucking her petals you do not gather the beauty of the flower.

155

Silence will carry your voice like the nest that holds the sleeping birds.

156

The Great walks with the Small without fear.

The Middling keeps aloof.

157

The night opens the flowers in secret and allows the day to get thanks.

158

Power takes as ingratitude the writhings of its victims.

159

When we rejoice in our fulness, then we can part with our fruits with joy.

160

The raindrops kissed the earth and whispered,–“We are thy homesick children, mother, come back to thee from the heaven.”

161

The cobweb pretends to catch dew-drops and catches flies.

162

Love! when you come with the burning lamp of pain in your hand, I can see your face and know you as bliss.

163

“The learned say that your lights will one day be no more.” said the firefly to the stars.

The stars made no answer.

164

In the dusk of the evening the bird of some early dawn comes to the nest of my silence.

165

Thoughts pass in my mind like flocks of ducks in the sky.

I hear the voice of their wings.

166

The canal loves to think that rivers exist solely to supply it with water.

167

The world has kissed my soul with its pain, asking for its return in songs.

168

That which oppresses me, is it my soul trying to come out in the open, or the soul of the world knocking at my heart for its entrance?

169

Thought feeds itself with its own words and grows.

170

I have dipped the vessel of my heart into this silent hour; it has filled with love.

171

Either you have work or you have not.

When you have to say, “Let us do something,” then begins mischief.

172

The sunflower blushed to own the nameless flower as her kin.

The sun rose and smiled on it, saying, “Are you well, my darling?”

173

“Who drives me forward like fate?”

“The Myself striding on my back.”

174

The clouds fill the watercups of the river, hiding themselves in the distant hills.

175

I spill water from my water jar as I walk on my way,

Very little remains for my home.

176

The water in a vessel is sparkling; the water in the sea is dark.

The small truth has words that are clear; the great truth has great silence.

177

Your smile was the flowers of your own fields, your talk was the rustle of your own mountain pines, but your heart was the woman that we all know.

178

It is the little things that I leave behind for my loved ones,–great things are for everyone.

179

Woman, thou hast encircled the world’s heart with the depth of thy tears as the sea has the earth.

180

The sunshine greets me with a smile. The rain, his sad sister, talks to my heart.

181

My flower of the day dropped its petals forgotten.

In the evening it ripens into a golden fruit of memory.

182

I am like the road in the night listening to the footfalls of its memories in silence.

183

The evening sky to me is like a window, and a lighted lamp, and a waiting behind it.

184

He who is too busy doing good finds no time to be good.

185

I am the autumn cloud, empty of rain, see my fulness in the field of ripened rice.

186

Thet hated and killed and men praised them.

But God in shame hastens to hide its memory under the green grass.

187

Toes are the fingers that have forsaken their past.

188

Darkness travels towards light, but blindness towards death.

189

The pet dog suspects the universe for scheming to take its place.

190

Sit still my heart, do not raise your dust.

Let the world find its way to you.

191

The bow whispers to the arrow before it speeds forth–“Your freedom is mine.”

192

Woman, in your laughter you have the music of the fountain of life.

193

A mind all logic is like a knife all blade.

It makes the hand bleed that uses it.

194

God loves man’s lamp lights better than his own great stars.

195

This world is the world of wild storms kept tame with the music of beauty.

196

“My heart is like the golden casket of thy kiss,” said the sunset cloud to the sun.

197

By touching you may kill, by keeping away you may possess.

198

The cricket’s chirp and the patter of rain come to me through the dark, like the rustle of dreams from my past youth.

199

“I have lost my dewdrop,” cries the flower to the morning sky that has lost all its stars.

200

The burning log bursts in flame and cries,–“This is my flower, my death.”

Reklamlar

06/06/2010 - Posted by | Şiirler/Şairler | , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: