Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Elli Bir

Bruno Ganz (“Sonsuzluk ve Bir Gün” filminin afişinde, Theo Angelopulos, 1998)

Eğer bir gün “Hayatım boyunca hiçbir zaman ödün vermedim, doğru bildiğim yolda kendi başıma yürüdüm” dersem bana inanmayın. Evet, ilkelerim vardı, hâlâ da var. Onlara uymaya çalışıyorum, uyabildiğim ölçüde de kendimi keyifli hissediyorum. Ama zaman zaman bu ilkelere aykırı davrandığım oldu. Üstelik bu “istisnalar” için o kadar çok, o kadar mantıklı gerekçelerim vardı ki. Yani şu bir gerçek, her zaman kendisi ile tutarlı bir kişi olabildiğimi kimse iddia edemez.

Eğer bir gün, “Yaptığım her şeyin bedelini ödedim, alnım ak” dersem sakın bana inanmayın. Çok şeyin sorumluluğunu üstlenmeye çalıştım, ama bazen o sırada öylesinin gerekli olduğunu düşündüğümden, bazen acıdan, sıkıntıdan kaçmak için, sonradan bana yanlış gelen şeyler yaptığım da çok oldu. Bazen “Ne yapayım, öyle emir almıştım” dedim, bazen “Kim olsa öyle yapardı” diye avundum. Yani hayatımın her döneminde sorumluluk sahibi olduğumu söyleyemem. Okumaya devam et

Reklamlar

16/06/2010 Posted by | Ellilikler-2: Hayret | , | 11 Yorum