Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Rengârenk Adlar

Gül Koklayan Kız - Levni

Platon’un iddia ettiği gibi, önceden bazı düşünsel kategoriler (“idealar”) vardır da biz onlara göre mi düşünürüz, yoksa bizim düşüncelerimiz midir kategorileri yaratan? Bana ikincisi daha doğru geliyor.

Bakın neden: Birey anadilini yeni öğrendiğinde, önce geniş kategorilerle kendini ifade ediyor, daha ince düşünmeye başladıkça bu sınıflandırma da dallanıp budaklanıyor. Hele bir konu insanın kendi mesleği ise, o konuda başka kişilere göre çok daha ayrıntılı sınıflandırmalar yapabiliyor. Benim yeşil başlığı altında topladığım, demek ki benim tek renk diye saydığım renkler grubuna bir modacı, bir ressam çok daha ayrıntılı bakabiliyor ve bu grubun içinden “filizî”yi, “limon küfü”nü, “orman yeşili”ni, “türbe yeşili”ni ayırt edebiliyor. Diğer birçok renk gibi, yeşil de doğada gözlediğimiz renklerle nesneleri eşleştirerek konmuş bir ad, yaş-ıl’dan geliyor, yani bitkilerin taze, yaş iken taşıdıkları renkten.

Okumaya devam et

Reklamlar

03/07/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , , | Yorum bırakın

Tepe ve Bulutlar

Auguste Renoir – Une Route à Louveciennes, 1870

Bugün şehirden kaçmak istiyorum, bir günlüğüne. Aslında günün tümünü de istemiyorum, birkaç saatlik kaçış yetecek sanki. Bir süre sonra geri döneceğimi bile bile bu gri şehirden uzaklaşmak istiyorum.

Külrengi yüzlü, asık suratlı, yere bakarak yürüyen, birisine çarptığında özür dilemesinden vazgeçtim, çarptığının bile ayırdına varamayan insanlarla karşılaşmak istemiyorum. Bana görevi gereği gülümseyen güvenlik görevlisiyle, bana bir şey söylerken aslında başka bir şey düşünen tezgahtarla, beni ardarda gelen rakamların toplamı olarak gördüğünü hissettiğim kasiyerle iletişim kurmak zorunda kalmak istemiyorum. Bugün yalnız seninle konuşmak istiyorum.

Okumaya devam et

03/07/2010 Posted by | Ellilikler-2: Hayret | , | Yorum bırakın