Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Elini Tuttum

Geceydi, yatağıma yatmıştım, uzaklardan gelen bir müzik sesini dinleyerek uyumuştum, uyuyordum.

yatağıma yatmıştım uyuyordum ama aynı zamanda kalabalık bir yerdeydim sokak gibi ama sokak değil cadde gibi ama cadde değil meydan gibi ama meydan değil öylesine bir yerdeydim

dükkanlar da vardı vitrinleri görünüyordu ama bütün dükkanlar kapalıydı kadınlar erkekler çevremde dolaşıyorlardı ama hep tek tek dolaşıyorlardı birbirleriyle konuşmuyorlardı – insanlar garip bir şekilde hep birbirlerine benziyorlardı geçerlerken beni görmüyorlardı birbirlerini görüp görmediklerini de anlayamamıştım

etrafta hep soluk renkler vardı griler kahverengiler neftiler uzaktan bir müzik sesi geliyordu

bir yerlere gitmem gerekiyordu ama nerelere gitmem gerektiğini bir türlü hatırlayamıyordum

sonra aralardan bir yerlerden sen çıktın göründün bana doğru yöneldin üzerinde yeşil hırkanla kareli eteğin vardı hani o ankaradan aldığın uzun tüylü yeşil hırkanla her giydiğinde iskoç battaniyesine benziyor diye seni kızdırdığım etek vardı üzerinde saçların biraz dağınık biraz düzgün duruyordu

sen kalabalığın içinden çıktın bana döndün bana doğru geldin geldin az kaldı içimden geçip gidecektin ama geçip gitmedin tam önümde durdun bakıyordun konuşmuyordun bana bakıyordun

gülümsemiyordun gözlerimin içine bakıyordun duruyordun benden bir şey bekler gibiydin yok yok bekler gibi değildin zaten orada duracakmış gibiydin bakıyordun bana kolunda saat yoktu boynunda kolye yoktu kulaklarında küpe yoktu sadece bakıyordun bana

sol elimi uzattım senin sağ elini tuttum itiraz etmedin memnun olduğuna dair bir işaret de görmedim ama elini tutmaya devam ettim sonra yanyana yürümeye başladık seni ne kadar uzun zamandır görmediğimi sana söyledim aslında yüksek sesle söylemedim sadece düşündüm ama orada öyle oluyordu herkes öyle yapıyordu ben sadece düşündüm sen de benim ne düşündüğümü duydun

sonra senin de bir şey düşündüğünü duydum ama ne düşündüğünü tam anlayamadım rica etsem de tekrar düşünsen dedim ama bir şey duyamadım galiba oğlan nasıl diye sormuştun bir süredir ona telefon etmediğimi hatırladım ama aslında iyiydi okulu açılmıştı yeni kız arkadaşı vardı filan işte o kadar uzaklardan bir müzik sesi geliyordu

neden bilmiyorum elele yürümeye devam ettik nereye doğru bilmiyorum baktım bir otobüs durağı seni oraya doğru götürdüm ona da karşı koymadın durağa kadar gittik başkaları da vardı durakta biraz bekledik

sonra bir büyük otobüse bindik elele nereye gidiyorduk bilmiyordum fethiyedeki ilk tatilimizden dönerken bindiğimize benziyordu bu otobüs ama o değildi daha yavaş gidiyordu daha büyüktü daha sessizdi sonra bu otobüs nereye gidiyor bilmiyordum

elini tutuyordum bana bakıyordun ama görmüyor gibiydin öteki insanlar da birbirleriyle konuşmuyorlardı birisi düşününce öteki anlıyor herhalde bu iş ne kadar kolay – kolay ama hiç tadı yok diye düşündüm

sonra sana baktım niye konuşmuyorsun niye gülmüyorsun niye niye soruların cevaplarını bulamıyordum ama çok da merak etmiyordum tanımadığım çeşitten bir rahatlık kaplamıştı beni uzaklardan bir müzik sesi geliyordu

o an birdenbire anladım bütün bunların nedenini, aslında sen ölüydün ama bunun farkında değildin – bunu hisseder etmez senin elini daha sıkı kavradım sıkı sıkı tuttum uzaktan bir müzik sesi geliyordu

elini sıkı sıkı tuttum sıkı sıkı tuttum sıkı sıkı

Uyanana kadar.


Caner Fidaner

Reklamlar

17/07/2010 - Posted by | Öyküler

4 Yorum »

  1. Sevgili Caner,
    E postaya Caner bugün ne yazmış diye ilk seninle başlıyorum.Bu seferki olağanüstü,anlatım,teknik.
    Tebrikler.

    Yorum tarafından aydın özbilgin | 19/07/2010 | Cevapla

    • çok sağol sevgili arkadaşım, beni ihya ettin… 😎

      Yorum tarafından canerfidaner | 19/07/2010 | Cevapla

  2. Uzun zaman direndim yazılarını okumamak için, çünkü Öldüm ki, yaşıyorum… (Bölüm 1: Hüzün)’ le başlayacağımı biliyordum okumaya. Senin de bu konularla ilgili ne anlatacaksan çok iyi anlatacağını biliyordum. Bunun için direndim zaten. Uzun zamandır bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum. Teşekkür ederim.

    Yorum tarafından suzan alioğlu fidaner | 18/08/2011 | Cevapla

    • Sağol Suzi, ben teşekkür ederim. Ne demişler, “hekimden sorma, çekenden sor”! 8-))

      Yorum tarafından canerfidaner | 18/08/2011 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: