Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Lyon’da Bir Tepe

Notre Dame Bazilikası, Fourvière tepesi - Lyon

Lyon‘u seviyorum, çünkü burası Küçük Prens‘in şehri. Antoine de Saint Exupéry‘nin adını taşıyan havaalanından başlayarak birçok yerde o sevimli oğlan çocuğu ile onun pilot yazarı karşıma çıkıyor, örneğin bir apartmanın iki cephesine çizilmiş unutulmaz duvar resmi “Lyonlular freski”nde, sonra Bellecour meydanı’ndaki heykelde. Ama bugün şehrin bir başka köşesinde, Eski Lyon‘dayım. İstanbul’daki Tünel dışında bir “füniküler”e hayatımda ilk kez bineceğim, yukardan çekilerek dik bir tepeye tırmanan raylı taşıta böyle diyorlar. İşte, dünyanın çalışır durumdaki en eski fünikülerine atlıyorum. Az sonra şehrin en yüksek yerine, Fourvière tepesine ulaşıyorum.

Füniküler - Lyon

Bu tepe yabancılar için çok çekici bir yer, ama bunun tek nedeni o tramvay benzeri ilginç taşıt değil. Bir kere burası Lyon’un doğum yeri. Romalılar, bugünkü şehrin atası Lugdunum‘u MÖ 43 tarihinde burada kurmuş ve onu uzun süre Galya’nın başkenti saymışlar. Kaynaklara bakarsanız “Lug-dunum” sözcüğü “Işık-tepesi” demek, Lyon’un adının kökeni de bu “ışık” sözcüğü. Lyonlular her yıl 8 Aralık gecesi fener alayları düzenliyorlar, pencerelerine kandiller koyuyorlar; “ışık bayramı” dedikleri törenlerle 1643’te şehri veba salgınından kurtardığına inandıkları Meryem Ana’ya her yıl yeniden şükranlarını sunuyorlar.

Bu tepede bana en ilginç gelen, bazilikanın bahçesinden şehrin manzarasını seyretmek oluyor. Görünüm harika, hani panoramik derler ya, aynen öyle. Ortada birleşen iki nehrin çevresine yayılmış şehir ayaklarımın altında uzanıyor; Le Rhône kuzeyden geliyor, kızkardeşi La Saône ile birleşip güneye doğru yoluna devam ediyor. Karşımda, uzaklarda Avrupa’nın en yüksek noktası Mont Blanc, yani Akdağ zar zor da olsa seçiliyor.

Buraya kadar gelmişken bazilikayı da gezeyim diyorum. Çok süslü bir kilise burası, inşaatı 1872’de başlamış, 24 yıl sürmüş. Kulelerden birinin tepesine altından bir Meryem Ana heykeli dikmişler. Pencerelerde rengârenk vitraylar, duvarlarda altın kaplı paneller var. İçerde bir de sergiye denk geliyorum, genişçe bir bölümde papanın tören giysileri sergileniyor. O kalın, işlemeli kumaşlardan oluşan, her köşesi altınla süslenmiş, değil giymesi, elde taşıması bile insana dert olacak gösterişli giysileri ilgiyle izliyorum, bir yandan da kilisenin geniş topraklara, hazinelere sahip zengin bir kurum haline geldiği dönemleri düşünüyorum. Sonra bahçeye çıkıp gelen ziyaretçileri görebileceğim bir yere oturuyorum, aklıma milattan sonraki ilk yüzyıllarda hristiyanların neler çektikleri, nasıl yaşadıkları geliyor. Öğle saati yaklaştıkça ziyaretçilerin arttığını farkediyorum. Her gelişinde fünikülerin içinden başlarında şapkalar, ellerinde fotoğraf makineleri, broşürler ile turist grupları çıkıyor.

Fourvière Notre Dame Bazilikası'nın içi - Lyon

O sırada kalabalığın arasında öteki ziyaretçilerden farklı biri dikkatimi çekiyor: Genç bir adam, üzerinde düz beyaz bir entari, elinde kalın, uzun bir sopa var, üstü başı temiz pak ama, sakalı ona hırpani bir görünüş veriyor. Etrafa bakınmadan hızlı hızlı yürüyüp bazilikanın içine giriyor. Bir süre sonra hayranlıktan çok hayretle dolu bir yüz ifadesiyle çıkıyor bazilikadan. Belli ki hem içerdeki süsleri görmüş, hem de papa giysileri sergisini gezmiş. Dönüp dönüp bazilikaya, özellikle de kulenin tepesindeki Meryem Ana heykeline bakıyor, sonra kendi kıyafetini inceliyor. Yüzündeki hayret ifadesine hüznün de eklendiğini, bir an önce buradan gitmek istediğini farkediyorum. Çevresindeki turistlerden bir kısmının ondan uzak durmaya çalıştığı da dikkatimi çekiyor. O sırada bahçe kapısının hemen dışındaki iki polis beyazlı adama yaklaşıp ona bir şeyler soruyorlar, cevap alamayınca koluna giriyorlar. Sonrasını göremiyorum.

Bazilikanın müzesini gezerken ilginç bilgiler ediniyorum. Bu tepe orta çağdan beri Meryem Ana’nın kutsal mekanıymış, 1168’de onun adına bir de şapel yapılmış burada. Ama bugünkü bazilika çok daha yeni. Meğer tarihte 1871 Paris Komünü‘nden önce, 4 Eylül 1870’te kurulmuş bir Lyon Komünü varmış, cumhuriyet ilan etmiş olan komüncülerin kızıl bayrağı 30 Nisan 1871’e kadar dalgalanmış burada. Fakat ardından, sosyalistlerden kurtulmuş olmayı kutlamak isteyen zengin şehirliler aralarında para toplayıp bu bazilikayı inşa ettirmişler.

Şehre yürüyerek inmeye karar veriyorum. Bahçe kapısından çıkarken, hâlâ orada duran iki polise soruyorum, “Deminki beyazlı adama ne yaptınız?” Aldığım cevap “Ha, şu kaçak işçiyi mi diyorsunuz? Köşedeki karakola bıraktık.” oluyor. “Ama o adam hiç konuşmuyordu ki, kaçak işçi olduğunu nasıl anladınız?” diyorum, polislerden biri cevap veriyor: “Görünüşünden ortadoğulu olduğu belliydi, pasaportu da yoktu, kimliği de. Başka ne olabilir ki?”

Karakola uğruyorum, tek tek odalara bakıyorum, beyazlı adam da yok, onun nereye gittiğini bilen de. Eski Lyon’a giden dar sokaklardan inmeye başlıyorum. Az ötede Roma döneminden kalma bir ören yeri var, yanyana üç yapıdan oluşuyor: Tiyatro, odeon, bir de Kibele tapınağı. Meryem bana hep Kibele’nin torunuymuş gibi geldiği için, Kibele Ana ile Meryem Ana’nın bu komşuluğu beni şaşırtmıyor.

Bakıyorum, tapınağın bahçesinde bir grup çocuk oynuyor. Onlara sesleniyorum: “Beyaz entarili, sakallı genç bir adam arıyorum, buralardan geçti mi, gördünüz mü?” Çocuklardan “Hayır, görmedik, görmedik” sesleri geliyor. Sonra içlerinden biri, sarışın bir oğlan yanıma geliyor, ciddi bir yüzle bana “Gözlerinle bulamazsın aradığını” diyor, “Gerçeği görmek için yüreğinle bakmaya çalış.” Tavsiyeye teşekkür edip yoluma devam ediyorum, bir yandan da düşünüyorum: İyi güzel de, yüreğimle bakmayı becerebilecek miyim acaba?

Caner Fidaner

(Bu yazı Radikal gazetesinin pazar eki olan Radikal İki’nin 7 Ağustos 2011 tarihli sayısında yayımlanmıştır.)

Fourvière tepesinden Lyon'un görünüşü

Reklamlar

09/08/2011 - Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: