Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Lahor’un nar çiçeği: Anarkali

 

Anarkali (Abdur Rahman Chughtai, 1899-1975)

Doha havaalanında aktarma bekleyerek geçmiş gecenin sabahında uçağımıza binmiştik. Yorgundum ama gülümseyen hosteslerin günaydınları ve nar çiçeği giysileriyle rahatlamıştım. Pakistan’ın Karaçi’den sonra ikinci en kalabalık şehrine, Lahor’a gidiyordum. Gittiğim şehirle ilgili, nüfusunun 10 milyonu geçtiği dışında bir bilgim yoktu. Narçiçeği giysili hosteslerden birine Lahor’da nereleri görmemi önerdiğini sordum. Hostes, “Başka yerleri bilemem ama Anarkali çarşısına mutlaka zaman ayırmalısınız. Anar, ‘nar’ demek, anarkali ise ‘nar çiçeği’ anlamına geliyor” dedi, sonra da -o anda nereden buldu, bilmem- Lahor’u tanıtan bir kitapçık tutuşturdu elime. Bir an “Nar çiçeği? Sanki çarşının değil, bir şiirin adı” diye düşündüm, ardından kitapçığa göz gezdirdim. Lahor, Pencap eyaletinin başkentiymiş. Bu isim bize tanıdık, penç Farsça “beş” demek, bunu tavladan biliyoruz, ab da “su” anlamına geliyor, demek ki bölgenin adı “beş akarsu”. İndus nehrine karışan beş nehir bölgeye hem bereket taşıyor hem de isim veriyor.

 

Lahor Kalesi ("Lahor Fort")

Rivayete göre Hindu tanrısı Rama’nın oğlu Lava (ya da Loh) kurmuş bu şehri, “Lahor” adı da buradan geliyor. Bir şehrin adı kadar, havaalanının adı da önemlidir bence, çünkü o şehirde kimlere değer verildiğini gösterir. Havaalanına bir sanatçının adı konmuşsa şehre olumlu duygularla adım atarım. Lahor havaalanına da ülkenin en büyük şairlerinden “Allama”, yani “allame, çok bilgili kişi” olarak bilinen Muhammed İkbal’in adı verilmiş. Hani, “Her ulus şairlerin yüreğinde doğar, gönenci ve ölümü ise siyasetçilerin elinde tadar” diyen İkbal’in. Bir şehre gelenlerin daha havaalanında bir sanatçıyla tanışmaları kendi başına bir gönenç sayılır. Havaalanlarının adlarını da siyasetçiler koyuyor, değil mi? Bunu yaparken ölümü, savaşı değil de sanatı seçmeleri ne güzel.

 

Lahor'da rikşaların egemenliğinde bir meydan

Lahor’da dikkatimi ilk çeken büyük, ferah bahçeler oluyor. Lahor’a “bahçeler şehri” de diyorlar zaten. Kalabalık caddelerde insanları taşıyan arabalardan başka bisikletler, mobiletler, motorsikletler de var. Ama sokakların özgün rengi kuşkusuz “rikşa”lar, yani üç tekerlekli dolmuşlar. Rikşalar boy boy, iki kişilik olanları da var, yedi-sekiz kişi taşıyanları da.

Pakistanlı arkadaşımla kaleden çok saraya benzeyen Lahor kalesinden başlıyoruz gezimize. Arkadaşım bir yandan anlatıyor: Anarkali aslında bir efsane kahramanı, onun kabri sayılan yapı nedeniyle çarşıya da onun adı verilmiş. Hikaye Lahor kalesini yaptıran hükümdar Ekber’in sarayında başlıyor. Ekber’in oğullarından, geleceğin hükümdarı Cihangir, babasının sarayında dans ederken gördüğü bir güzele gönlünü kaptırıyor. Kızın adı Nadire, fakat bu güzeller güzelini çok beğenen Ekber, ona “Anarkali”, yani “nar çiçeği”adını takmış önceden. Ardından Cihangir’le Anarkali’nin gizli buluşmaları başlıyor.

 

Şalimar Bahçeleri

Kaleden sonra Şalimar bahçelerinde dolaşıyoruz, ülkenin kuruluşunu kutlamak için dikilmiş Minar-e-Pakistan anıtını, Çarburji (“çar-burç”, yani “dört-kule”) adlı yapıyı geziyoruz. Ardından Lahor Müzesi’nde hızlı bir tur atıp müzenin bahçesinde oturuyoruz. Babası bu müzede kürator olan Rudyard Kipling de romanı ‘Kim’i buralarda yazmış.

Hikayeyi tamamlayalım. Ekber, Cihangir’in Anarkali’yle evlenme isteğine şiddetle karşı çıkıyor, Cihangir de babasına karşı ayaklanıyor. Oğlunu dövemeyen Ekber ise kıza büyük bir ceza veriyor, onu canlı canlı bir kuyuya attırıyor. Elin ağzı torba değil ki büzesin, kimi münafıklar “Anarkali, Ekber’in eşlerinden biriydi”diyorlar.

 

Anarkalinin mezarı, Lahor

Her ne hal ise, zaten o dönemi didik didik eden tarihçiler, bu hikayenin gerçekliğini gösteren bir kanıt bulamamışlar. Yine birçok kişi Anarkali çarşısının arka sokağındaki koca beyaz binadaki kabrin Anarkali’ye ait olduğuna inanıyor, lahitteki yazılarda hiç adı geçmese de.

 

Lollywood

Lahorluların düş gücüyle ilgili başka bir gösterge daha var: Lahor, Pakistan’ın sinema başkenti. Bu endüstri Lahor’da 1929’da başlamış, Hollywood ve Bollywood terimlerinin yanına Lollywood da ekleneli yirmi yılı geçiyor. Lahor’da dünya piyasasına yönelik, çeşitli ülkelerle ortak yapım filmler çekiliyor. İşte Anarkali çarşısına geliyoruz sonunda, burası hem dükkanlarıyla hem de insanlarıyla renk renk. Buralarda film çekenler bu çarşıya da bir rol veriyordur herhalde.

 

Lahor'da giysi alınır

Dönüş uçağına binerken bir yandan da Anarkali’nin sonunu düşünüyorum. Diri diri gömüldükten sonra Anarkali’ye ne oldu? Üç rivayet var: Kimileri Anarkali orada öldü diyor, kimileri olağanüstü bir insan olduğu için onun kuyuda hâlâ yaşadığını iddia ediyor. En iyimser son ise şöyle: Meğer kuyuda Ekber’in bilmediği bir gizli geçit varmış, Anarkali o geçidi kullanıp kuyudan kaçmış, Cihangir’le yaşamaya devam etmiş. O sırada nar çiçeği giysiler içindeki hosteslere bakıyorum, ne raslantı, bu uçuşta da bizi Lahor’a getiren uçaktaki ekip görev yapıyor. Bana broşür veren hostesi görüyorum, el sallayıp gülümsüyorum, teşekkür ediyorum. Ama asıl sürprizi o yanıma geldiğinde fark ediyorum. Çünkü yakasına iliştirdiği isim plakasında Anarkali yazıyor. İçim rahatlıyor, Anarkali kuyudan kurtulmuş demek ki.

Not: Dolaylı da olsa hepimiz yıllar önce Anarkali’yle tanışmışız. Yazının başından beri zihninizde dönüp duran şarkı var ya, “Günaydınım, nar çiçeğim” diye başlar hani, Fevzi Halıcı o güfteyi Lahor’un Anarkalisinden esinlenerek yazmış. Bana inanmazsanız, hikayeyi şarkının bestecisi Çinuçen Tanrıkorur’dan dinlemiş olan Mehmet Barlas tanığımdır.

(Bu yazı Radikal gazetesinin pazar eki Radikal İki’nin 23 Ekim 2011 tarihli sayısında yayımlanmıştır.)


Meraklısına notlar:

Anarkali’nin başından geçenler sinema ve televizyon dünyasının da ilgisini çekmiş, bu trajik hikayeyi anlatan filmlerden bazıları şöyle:

1928 – Bir Moğol Prensinin Aşkları (yönetmenler: Charu Roy – Prafulla Roy, Anarkali rolünde: Seeta Devi)
1935 – Anarkali (yönetmen: R. S. Choudhury, Anarkali rolünde: Ruby Mayer)
1953 – Anarkali (yönetmen: Nandlal Jaswantlal, Anarkali rolünde: Bina Ray)
1955 – Anarkali (yönetmen: Vedantam Raghavaiah, Anarkali rolünde: Anjali Devi)
1958 – Anarkali (yönetmen: Enver Kemal Paşa, başrolde: Nurcihan)
1960 – Ulu Moğol (Mughal-E-Azam) (yönetmen: K. Asif, Anarkali rolünde: Madhubala. Bu filmin özgün sürümü “kısmen renkli” imiş, film 2004’te bütünüyle renkli olarak yeniden gösterime girmiş.)
1966 – Anarkali (yönetmen: Kunchako, Anarkali rolünde: Prem Nazir)
1978 – Ekber Salim Anarkali (yönetmen: Taraka Rama Rao Nandamuri, Anarkali rolünde: Deepa)

İman Ali

2003 – Şuayp Mansur‘un yönettiği, Aşk konulu video klipler dizisinin bir parçası olan “En üstün aşk – Anarkali”de başrolde İman Ali vardı, şarkıyı ise Şebnem Macid söylüyordu. Bu klibi burayı tıklayarak izleyebilirsiniz (4′ 40″).

 

 

Reklamlar

02/11/2011 - Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , , , , , , , , , ,

4 Yorum »

  1. Merhaba Caner,
    Havaalanı adlarıyla ilgili yorumun ne güzel…
    İkbal’den alıntıladığın söz de öyle…İlk defa duydum, çok beğendim, teşekkürler…

    Yorum tarafından Betül Özmen | 04/11/2011 | Cevapla

    • Sevgili Betül, ben de ilgine ve güzel sözlerine teşekkür ediyorum… Caner

      Yorum tarafından canerfidaner | 04/11/2011 | Cevapla

  2. Dear Caner,
    You are a great writer and when compared my writings with yours, I feel I am not good at all. I feel lucky to read this fascinating writing. And I have learned a lot of things thanks to you. Best wishes to you and to your family.

    Yorum tarafından Leyla | 07/11/2011 | Cevapla

    • Dear Leyla, Thanks a lot for your good words… That kind of “boosters” are very precious for me, and they are encouraging me… Please take my best regards for you and your family also.

      Yorum tarafından canerfidaner | 09/11/2011 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: