Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Parmaklar

Albrecht Dürer – Eller

Televizyonun sesi kapalı ama ekranda tartışan iki adam dikkatimi çekiyor. Orta yaşlı, takım elbiseli, kravatlı, kendine güvenir görünen soldaki, karşısındaki beyaz saçlıyı bir şeylerle suçluyor. Yaşlı adam ürkmüş sanki, elleri kolları titriyor. Henüz hiçbir şeyden korkmadığı komutanlık günlerinden tanıyorum onu.

Siyasi olan olmayan bütün dernekler kapatılmış, kimi yöneticiler tutuklanmış, kimilerine ise teslim olmaları emredilmişti. Asistan derneğimizi zararsız buldukları için olsa gerek bize dokunan olmamıştı. Fakat yöneticiler olarak sık sık bir araya geliyor, arkadaş toplantıları havasında buluşmaları sürdürüyorduk. Birbirimizden haber almak için başka yolumuz yoktu. Dernek yüzünden olmasa da mensup olduğumuz farklı siyasi gruplar nedeniyle hepimiz tehdit altındaydık. Toplantılarımızda değişik kaynaklardan gelen bilgileri birbirimize iletiyor, gazetelerde yazılmayan soruları konuşuyorduk: Evlerde neleri bulundurmamak gerek? Kimler alındı? İçeride neler oluyor?

O toplantılardan birinde Emin’i Mamak’a götürdüklerini öğrendik. Emin yeni evliydi, karısı Aslı çalışmıyordu ve hamileydi. Yapabileceğimiz fazla bir şey olmasa da desteğimizi bir şekilde göstermek istiyorduk. Epey konuştuk, sonunda aramızda para toplayıp Aslı’ya iletmeye karar verdik. Emin hakkında ilk elden bilgi almak istediğimden parayı götürmeye gönüllü oldum.

Soğuk bir gündü. Ezberimdeki adresi ararken ayazdan korunmak için kabanıma sarınmıştım. Mahalleye yabancı değildim, evi bulmam zor olmadı. Baktım apartmanın kapısı açık, ikinci kata çıkıp zili çaldım. Kapıyı açan hanım Emin’in kaynanasıydı muhtemelen. Kendimi tanıtıp “Nişanlım da köşedeki pastanede oturuyor, mümkünse…” O sırada kapıya gelen Aslı’nın karnı gebeliği belli olacak kadar büyümemişti. Uzun, siyah saçlarının arasında hep ufak tefek görünen yüzü sanki daha da küçülmüştü. Bakışları donuktu, fakat dışarı çıkmaya hevesli görünüyordu. Aslı’ya “Seni pastanede bekliyoruz, gel de bir çay içelim” deyip ayrıldım. Yalnız kaldığımda az önce konuştuklarımı başka biri söylemiş gibi geldi bana.

Pastanede benden başka müşteri yoktu. Tezgahın arkasında duran, önündeki deftere bir şeyler karalamaya devam eden garsona en uzak masayı seçtim. Seyircisi olmayan, zaten hiç var olmaması gereken bir tiyatro sahnesindeymiş gibi hissettim kendimi.

Aslı beş on dakika içinde geldi, mantosunu çıkarıp yandaki sandalyeye attı, karşıma oturdu. İlk sözüm, “Aslında yalnızım ama, teyze tedirgin olmasın diye öyle dedim” oldu. Sonra Emin’i görüp görmediğini sordum, cevap “Bir süre görüş izni vermediler ama, bizim bebek sağ olsun, o gruptan karısıyla ilk görüşen Emin oldu.” diye geldi. Ardından avucumda tuttuğum parayı biraz çekinerek verirken, “Fazla bir şey değil, dernekteki arkadaşlar, aramızda topladık.” dedim. Bir süre karşılıklı sustuktan sonra dayanamayıp sordum, “O nasıl?” Aslı alçak sesle cevap verdi, “Yüzünde morluklar, dayak izleri filan var ama onlar geçiyor.” Sonra iki elini yan yana masaya koydu, incecik parmaklarını açtı. Gözlerinin dolduğunu hissediyordum. “Parmakları” dedi, “Hepsi şiş şiş olmuş. Morarmış.” Titreyen bir sesle devam etti, “Elektrik vermişler.” Ne söyleyebileceğimi düşündüm ama aklımdan geçenlerin hiçbirini beğenmedim. Ben de konuşmadan ellerimi masaya yaydım, kendi parmaklarıma bakarken sağ elimin orta parmağına Aslı’nın gözlerinden bir damla düştü. İkinci boğuma, işte tam şuraya.

Televizyon hâlâ açık. Ürkek ihtiyarın parmaklarını görmek istiyorum. Ama ekranda o yok artık. Neşeli, şirin bir kız çocuk annesine sarılmış, bir yandan elinde bir çikolata tutuyor, bir yandan da kahkaha atıyor.

.

Caner Fidaner

Reklamlar

23/10/2012 - Posted by | Öyküler, Uncategorized |

2 Yorum »

  1. Gerçek olduğunu hissederek okudum…

    Yorum tarafından Nedret zoral | 09/05/2015 | Cevapla

  2. çok teşekkürler.

    Yorum tarafından canerfidaner | 09/05/2015 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: