Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Bugün perşembe, saat on bir

abulans-aBaşkan baba güneşi gördüğü halde üşüyordu. Düşündü, “Sonbaharım mı geldi yoksa?”

Birileri “Bugün perşembe, saat on bir” deyip onu parkın ortasına kurulmuş sahneye çıkardılar, eline bir mikrofon tutuşturdular. Karşısına dizilmiş, konuşsun diye bekleyen sessiz kalabalığı bir leke halinde görüyordu. Ağzını açtı, “gggh” diye bir ses çıkardı. Durdu, derin bir nefes aldı, kendini zorladı yüzü kızarana kadar, “Hıgıggıh hıgıg” diyebildi. Daha uğraşayım mı diye bir an duraladı, ardından mikrofon elinden düştü, korumalara dönüp parmaklarıyla işaret etti: 1 – 1 – 2. Yere, dizlerinin üzerine çöktü. Koşuştular, altın beşik yapıp onu yerden kaldırdılar ve da-di-da-di’leri işitilmekte olan koca bir ambulansa taşıdılar. Kapanan arka kapıdaki yazılar altın varakla kaplıydı. Motor sesi ile birlikte kopan büyük alkış, taşıt gözden kaybolana dek sürdü.

Sonra insanlar işlerine güçlerine döndüler.

.

Caner Fidaner

Reklamlar

09/06/2015 - Posted by | Çok kısa öyküler |

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: