Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Temel Neden

duvarSavcı Bey, az önce sağlık ocağını arayıp haber verdiler, hemen koştum. Komserim buradaydı, hep erkencidir zaten. Geçen gün “Formol kokusu alışkanlık yaptı, onun için heyetin en hızlı geleni benim,” demişti. Bildim bileli şakacıdır kendisi. Ben de bu dört yanımızdaki beyaz fayansları özlüyorum galiba, rüyama girdikleri bile oluyor. 

Eh, iki tane olduğuna göre, yemek saatinden önce bitiririz, geçen seferki kadar uzun sürmez. Siz kimlik tespitini ben muayeneye geçmeden önce yapıyordunuz değil mi? Ha, o iş tamamsa gerisi kolay. Demek bu delikanlı aynı bottaymış, isimlerini söylemiş. Neyse ki sahil güvenlikçi arkadaşımız Hidayet Bey Arapça biliyor, delikanlının dediklerini anlayabiliyoruz.

Birincisi hazırmış Savcı Bey, ben muayeneye başlıyorum.

Leptopu, yazıcıyı kurmuşsunuz Sekreter Hanım. İsterseniz ben söyleyeyim, siz yazın. Şöyle diyoruz: 55-60 yaşlarında kadın, esmer, saçları siyah, topuzu var. Üzerinde… Evet, giysilerini yazmıştık, şalvarlar, hırkalar filan. Üst üste giyinmiş ya, ıslanınca ağırlaşıp çekmiştir dibe. Şeyi ekleyelim, boynundaki torbada cep telefonu var. Organları eksiksiz, bir yerinde kurşun deliği yok, kan yok. Sırtında ölü morlukları, kol ve bacaklarda ölüm sertliği oluşmuş. Başka, başka? Ha, göğsünde elektrotlar var, 112’ciler kıyıda müdahale yaptılar herhalde, onlardan kalmış.

Yan masaya geçeyim de ötekini de yazdırayım.

18-20 yaşlarında kadın. Uzun siyah saçları var. Esmer. Bacakları karnına çekili. Delikanlının verdiği tarihe göre 26 yaşında olması lâzım ama bir soralım, felçli filan mıymış kız? Doğuştan mı? Demek onun için bedeni küçük kalmış, bacaklar da incecik. İyi de delikanlı kızın doğum yılını, felcin doğuştan olduğunu filan nereden biliyor? Yaaaa, kızın kardeşiymiş demek? Öteki de anneannesiymiş, öyle mi? Yani aynı bottaydılar, ailecek. Ben de delikanlı neden maske gibi ifadesiz bakıyor diye düşünmüştüm. 

Evet. Ölüm nedenine gelince… Son neden olarak suda boğulma diyeceğiz, o belli. Temel neden olarak da… Ne desek ki, bilemiyorum. Hangi nedendir o insanları çoluk çocuk, yaşlı genç, sağlam hasta demeden binlerce kilometre… Şu kağıt mendili versene Komserim, ben biraz dışarıya çıkıyorum. Siz istediğinizi yazdırın oraya Savcı Bey, az sonra döner imzalarım.

Bot

Sakız (Chios) Limanı’nda mülteci botları (C. Fidaner, 29.11.2015)

 

.

Caner Fidaner

 

Reklamlar

30/11/2015 - Posted by | Çok kısa öyküler |

1 Yorum »

  1. Çok üzgünüm… ÇOK! İnsanın içi kanıyor bunları okuyunca. 😦

    Yorum tarafından Funda Turper | 01/12/2015 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: