Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Elif’i mertek sananlar

Karacaoğlan (Büyükçekmece - İstanbul, Heykeltraş: Eray Okkan)

Karacaoğlan‘ın SMS ve e-posta öncesi zamanlarda gönlünü kaptırdığı Elif‘in gerçek adının bu olduğundan kuşkuluyum. Öyle ya, çeşme başında, belki de ilk kez gördüğün kızın adını nereden bileceksin? Olasılıkla, ince uzun bir genç hanım olduğu için ona Elif demişti Karacaoğlan; böylece beğendiği kızı Arap alfabesinin ince uzun harfine benzeterek övmüş oluyordu.

Elif (Büyükçekmece - İstanbul, Heykeltraş: Eray Okkan)

Elif, gerçekte Eski Yunan alfabesinde ilk harfin adı olan alfa‘nın, (yaşamını bugün de “alfabe” sözcüğünün ilk iki hecesinde gizli saklı sürdüren uzun ömürlü sözcüğün) torunu, ama elif’e dönüştüğü yıllar içinde alfa’nın hem sesli harfleri hem de gövdesi incelmiş.

Okumaya devam et

24/07/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , , , , , | Yorum bırakın

A’nın tersi öküz başı

Selçuk Erdem’e teşekkürler

“Önce söz vardı” denmiştir. Genellikle bu ifade “Tanrı’nın sözü, insan dünyada var olmadan önce de vardı” biçimindeki inancı anlatmak için kullanılmıştır. Ancak aynı tümce, “Önce düşünce ortaya çıktı, düşüncelerin yazıya dökülmesi ondan sonra ortaya çıktı” diye de yorumlanabilir.

Düşüncesini birbirine iletmek isteyen insanlar, bunu önce resimlerle yaptılar. Örneğin denizden söz etmek isteyen, dalga resmi yaptı, insandan soz etmek isteyen çöpten adam çizdi. İnsanlar bu ilk işaretleri kayalara işleyerek avın çok bulunduğu yerleri gösterdiler, duvarların üzerlerine, yollara çizerek adres tarifi yaptılar. Çok sonraları, dilciler bu işaretlere resimyazı, yani piktogram adını taktı. Aslında bugün de birçok yerde resimyazı kullanıyoruz, yoksa okuryazar olmayanlar trafikte ne yapacağını nasıl anlardı? Dilini bilmediğimiz yabancı bir ülkenin havaalanında tuvaleti nasıl bulabilirdik? Okumaya devam et

29/04/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , , , , | 2 Yorum