Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Sığacıklı Anakreon

Anakreon

Anakreon

Şafak daha sökmemişti. Sen direksiyondaydın, ben arabadaki battaniyeyi kafama çekmiş, sağ koltuğa büzülmüştüm, bir yandan sabah uykuma devam etmeye çalışıyor, bir yandan da yağmur damlalarının tıpır tıpırları ile sileceklerin cıyk cıyklarını dinliyordum. Yoldaydık, İzmir’den Sığacık‘a gidiyorduk, hani şu Seferihisar’ın deniz kenarındaki mahallesi olan Sığacık’a… Yolumuz çok uzun değildi, ama öğle sıcağı bastırmadan Teos ören yerindeki Diyonisos tapınağında olmak, daha önce de denize nazır bir kahvaltı yapmak istiyorduk. Ören yerini gezerken sana anlatacak hikayelerim olsun diye son bir haftamı Teos’un ve çevresinin tarihiyle ilgili bir sürü şey okuyarak geçirmiştim. Buralar üzüm yetiştirmeye çok uygundu, bu yüzden ilkçağda Teos halkının şaraba ilgisi, şehrin tanrısının da Diyonisos olması sürpriz değildi. Eh, tiyatro oyunları o dönem dini törenlerle bağlantılı olduğu için ilk oyuncular birliğinin Teos’ta kurulmuş olmasına da hiç şaşırmamıştım. Ama Teos’un en ünlü sanatçısı, şair Anakreon‘un adını önceden duymamış olmama üzülmüş, hatta bunun için kendime kızmıştım. Okumaya devam et

21/02/2010 Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , | Yorum bırakın