Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Adı Olmayan Otel

AdiOlmayanOtel

Küçük otelin kapısından beyaz elbiseleri ve savrulan sarı saçlarıyla girişlerini unutmamız mümkün değil. Açılan kapıdan arkadaki badem ağaçlarının bahara kesmiş dalları görünmüştü önce. Sonra üç genç kadın telâşla eşikten geçtiler ve resepsiyonda duran, gözlerini hayranlıkla kendilerine dikmiş üç erkek kardeşle göz göze geldiler. Ortadaki bendim. Okumaya devam et

Reklamlar

16/06/2016 Posted by | Öyküler | , , , , , , | 2 Yorum

Kaynayanlara Cupid, sarmaşanlara aşk

Aşk deyince kadim dillerden aklımıza gelen ilk gelen sözcük her ne kadar Eros oluyorsa da, eski Yunanca’da aşk ya da sevgi kavramlarını ifade eden dört farklı terim buluyoruz: Eros, phileo, agapao, stergo. Bunlardan Eros hem aşk tanrısının adı, hem de “cinsel aşk” anlamına geliyor. Bu sözcük yirminci yüzyılda Freud sayesinde kitlelere mal olmuş, erotik, erotomani, erotisizm gibi muhtelif terimlerin de kaynağı olmuş. Phileo sözcüğü ise “duygulanım, sevgi, yakınlık duyma” gibi anlamlar taşıyor, kitap sevme anlamındaki bibliofili, armoni ya da müzik sevme anlamına gelen filarmoni gibi bileşik isimlere katılıyor. Agapao sözcüğünü Yunan pop müziğinden biliyoruz, bu kavramın içinde bağlılık var, kendini birisine adamak var. Stergo ise “karşılıklı saygı ve sevgi” gibi bir anlam taşıyor, genellikle anababa ile çocuklar veya yönetici ile yönetilenler arasındaki ilişki için kullanılıyor.
Latince’de ise “ihtiras, aşk” alamına gelen cupido diye bir sözcük var, tarih sahnesine çıkma sırası Romalılara gelince onlar da bu sözcüğün ifade ettiği kavramı kişiselleştiriyorlar, böylece Cupido ya da Cupid adında, Eros’un eşdeğeri nurtopu gibi bir tanrıları oluyor. Kanatlı, minik bir çocuk olarak canlandırdıkları Cupid’in eline bir yay tutuşturuyorlar, hatta bu yayı da dudak şeklinde çiziyorlar ki, Cupid insanları oklayıp birbirlerine aşık olmalarını sağlasın! Cupid ve benzerlerinin büyük dedesi, Sanskritçe’de “kaynamak, köpüklenmek” anlamına gelen kupyati sözcüğü, daha doğrusu öyle düşünülüyor. Doğrusu ihtiras kavramının kökeninde kaynama fikrinin olmasını insan yadırgamıyor.
Türkçede çok sık kullandığımız aşk sözcüğünün kökenini de merak edebilirsiniz. Bu sözcğü Arapçadan almışız ve birkaç yüzyıl öncesine kadar ışk şeklinde kullanmışız. Sonra ne olduysa olmuş, baştakı “ı” harfi “a”ya dönüşmüş. Sözcüğün Arapçadaki köken anlamı “sarmaşık, sarmaşık gibi sarılmak”. Eh, aşk kavramı için bu da “kaynamak” kadar makul bir köken, öyle değil mi?

.

Caner Fidaner

Kaynayanlara Cupid, sarmaşanlara aşk

23/02/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , , | Yorum bırakın