Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Bir Öpüşte Viyana

Öpüş (Der Kuss, Klimt – 1918)

Kargoyla Gustav Klimt’in Öpüş tablosu geldiğinde sevinmiş ve yaş günü sürprizinin o reprodüksiyon olduğunu düşünmüştün, oysa benim bambaşka bir planım vardı. Tablodaki yaygının aynısından bulmuş, daha dünden odanın ortasına sermiştim. Sabah erkenden seni uyandırdım, Öpüş’ün tam karşısına geçtik, çiçekli yaygının üstünde tablodaki figürler gibi dizüstü durduk. Çiçekli tacı senin başına, yapraklı tacı kendi başıma yerleştirdim. Sonra sana sarıldım, pozumuzu ayarladım, resimdeki gibi seni yanağından öperken kulağına fısıldadım: “Gözlerini kapat ve tabloyu düşün, ben de öyle yapıyorum.” Az sonra kalplerimiz çarpmaya başladı, ikimizi birden bir serinlik bulutu sardı, ardından yumuşak bir yere indiğimizi hissettik. “Tamam, aç gözlerini” dedim. Baktık, karşımızda yine Öpüş vardı, fakat 180X180 cm’lik özgün tabloydu bu, kırmızı bir duvarın üzerindeydi. Başarmıştık. Yukarı Belvedere Sarayı’nın Klimt salonunda, yani Viyana’daydık. Etrafına baktın, gözlerin parladı, “Gerçek sürpriz buymuş!” deyip beni tekrar öptün. Okumaya devam et

21/08/2012 Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , , , , , , , , | 6 Yorum

Barselona’nın Ruhu

La Sagrada Familia (Kutsal Aile)

O yaşlı adamla ilk kez, adı Barselona ile özdeşleşmiş La Sagrada Familia kilisesinin önünde karşılaştık. Hani şu, resimlerinde sivri uçları yukarı doğru tutulmuş bir demet havuç gibi görünen, bir türlü bitirilememiş, dillere destan mimari yapının önünde yani. Yaşlı adamın anlattığına göre bu kilisenin adı kutsal aile” demekmiş, hristiyanlıkta bu terim İsa peygamber, annesi Meryem, bir de Meryem’in kocası Yusuftan oluşan üç kişilik aileyi ifade ediyormuş. İsa’nın babasının Yusuf değil, Tanrı olduğuna inanılıyor, yine de Yusuf’un dini hikayelerde çok önemli bir yeri var, çünkü o İsa’nın babalığıdır, onu korumuştur, büyütmüştür.

Yaşlı adam bu hikayelere devam edecekti ama, bizim daha çok işin sanatsal ve mimari yönüyle ilgilendiğimizi farkedince lafı değiştirdi, Bu kiliseye Villar adlı bir mimar başlamıştı,” dedi. Seninle birbirimize baktık, sen Ben başka bir isim hatırlıyorum,” dedin, ben ekledim, Villar başlamış ama, galiba kısa bir sürede işi bırakmış, sonra yıllarca, hatta ölene kadar bir başka mimar…”

Tam o sırada bulunduğumuz yere bir turist otobüsü geldi, içinden onlarca Japon çıktı, onların ortasında kaldık, yaşlı adam da gözden kayboldu. Üstü başı pek düzgün olmayan o ufak tefek yaşlı adamın adını bile bilmiyorduk, onu arayamadık bu yüzden. Senin elini tuttum, Hadi yürüyelim” dedim. Okumaya devam et

17/01/2010 Posted by | Yol Masalları | , , , , | Yorum bırakın