Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

İnci, İlle de Siyah İnci!

Belki sen “Altın mı, gümüş mü?” diye sormayı tercih edersin sevgili okur, ben de bu soruya duraksamadan “gümüş!” yanıtını veririm. Ama “elmasın parlayan özel bir kesimi” olan pırlanta sözcüğü günümüzde o kadar gündemde ki, şu sıralarda kafamdaki soru şu: “Pırlanta mı, inci mi?”

Pırlanta mı, ...

... inci mi?

İşe sözcüklerin kökenini araştırmakla başladım. Beni ilk şaşırtan, elmas sözcüğü ile bu sözcüğün Batı dillerindeki karşılığı olan diamond arasındaki akrabalık oldu. Arapça ve Farsça’daki elmas sözcüğünün atası eski Yunanca’de “sert, yenilmez” anlamına gelen adamant imiş. Diamond da aynı sözcükten geliyor, ama Latince üzerinden dolaşarak batı dillerine girmiş. Daha eskiye doğru sözcüğün izini sürdüğümüzde ise “işlenemeyen, terbiye edilemeyen” anlamı çıkıyor karşımıza. Okumaya devam et

Reklamlar

28/07/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , | 2 Yorum

Denizin Dibinde

Beni tanır mısın? Sanmıyorum. Çünkü yerim yurdum senden epey uzaktadır, denizlerden bir denizin dibinde, mağaralardan bir mağarada yaşıyorum ben.

Bir kabuğun içine doğmuşum, anlattıklarına göre. Bizim buralarda öyle zırt pırt üstünü başını değiştirmek hoş karşılanmaz, bu yüzden hâlâ aynı kabuğun içindeyim. Doğduğumu hatırlamıyorum, ama beni görmeye gelen akrabalar bugün gibi gözümün önünde. Kimisi beni görüp kendi çocuklarıyla karşılaştırmak için gelmişti, kimisi gerçekten beni merak ediyordu, kimisi de annemlere dostluklarını göstermek istiyorlardı. Aman canım, neyse ne, ben onlara şöyle bir görünüp kendimi incelemeye başlamıştım. Ben kimim? Ben neyim? Neleri severim? Nelerden hoşlanmam? Neyi öğrenmek isterim? Öğrenmek istediğim bilgileri nerede bulurum? Onları nasıl aklımda tutarım? Kimden ne öğrenebilirim?

Okumaya devam et

27/05/2010 Posted by | Öyküler | , | 2 Yorum