Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Karpaz

Apostolos Andreas Manastırı - Dipkarpaz, Kıbrıs

Bugün Karpaz’ı gezeceğiz, senin de bir zamanlar buralarda dolaştığını biliyorum. Belki senin de geçtiğin yerlerden geçeceğim, senin de yürüdüğün yollarda yürüyeceğim, senin de gördüğün manzaraları göreceğim. O zamanlar yanında değildim, nerelere gittiğini, neler yaptığını bilemem, olsa olsa bazı şeyleri tahmin edebilirim. Acaba dolaşacağım yerlerde senden izler bulabilir miyim? Geçtiğin her yerde izler bıraktığına eminim; zor olan bu izleri sonradan bulabilmek, tanıyabilmek, onların sana ait olduğundan emin olabilmek… Belki seni anımsayanlar olabilir, ama kimlerdir bunlar? Seni kime sormalı? Okumaya devam et

29/04/2010 Posted by | Yol Masalları | , , , | Yorum bırakın

Adanın kanaryaları

Kanarya adaları’nı bilirsiniz, hani Atlas okyanusunda, Fas’ın açıklarında bulunan, turistlerin ilgi alanındaki adalar grubu, İspanya’ya bağlı özerk bir bölge. Size bu adalarda bol bol kanarya bulunduğunu, hatta bu adaların kanaryaların anayurdu olduğunu söyleyip ardından “Adaların adı nereden geliyor olabilir?” desem, belki de ilk cevabınız, “Herhalde kanaryalar yüzünden bu adalara bu isim verilmiştir” olacaktır. Fakat gerçek böyle değil, tam tersi, yani kuşların adı adaya verilmemiş, adanın adı kuşlara verilmiş. Romalılar bu adaları ülkelerine katmışlar, en büyük adaya da Insulae Canaria diye, “köpeklerin adası” anlamında Latince bir isim takmışlar, çünkü adada oturanlar büyük köpekler besliyormuş. aslında bu konuda iki iddia daha var, onları da söylemeden geçmeyeyim: Birincisi, Romalıların adada gördükleri hayvanlar aslında köpek değil, köpek sandıkları denizaslanı sürüleri imiş. Denizaslanı, biliyorsunuz foka benzer ve sesi köpeğe benzer. İkinci ve daha yeni iddia ise şu: Afrikadaki Berberilerden bu adalara göç etmiş kavimlerden birinin adı Canarios imiş, adanın adı da buradan geliyormuş. Her ne hal ise, Romalıların buraya Köpek Adaları dedikleri bir gerçek.

Aradan yıllar, yüzyıllar geçmiş, muhtemelen 15. yüzyılda, bu güzel ötüşlü kuş cinsi gemilerle Avrupaya taşınmaya, alınıp satılmaya başlanmış, evcil bir kuş haline gelmiş, adı da anayurdu olan adanın adından İspanyolca Canario olmuş, oradan benzer biçimlerde batı dillerine geçmiş, sonra 19. yüzyılda kanarya olarak Türkçeye girmiş. Burdan şu sonucu çıkarıyoruz: Birbirine benzeyen iki sözcükten hangisinin daha önce olduğuna hemen karar vermemek gerek.

Galiba insanlar adalara isim verirken, sıklıkla orada bol buldukları hayvanların, bitkilerin adlarını kullanmışlar. Bunun bir örneğini Kıbrıs‘ta da görüyoruz. Adanın batı dillerindeki adlarından biri olan Chypre, kerestesi gemi yapımında kullanılan “servi ağacı” anlamına geliyor, hatta Nuh’un gemisini yaparken bu ağacın kerestesini kullandığını iddia edenler var. Bugün olduğu gibi, eskiden de Kıbrıs adasında bol bol servi bulunduğu için adaya bu adın verildiği düşünülüyor. Yunanca Kypros adı da “servili yer” anlamına geliyor. Yine de Kıbrıs adası asıl ününü servileriyle değil, Afrodit ‘in doğum yeri olmasıyla kazanıyor!

Adada bakır madenleri var. İngilizcede bakıra copper deniyor, bu söz Latince Cyprium‘dan geliyor, o da Kıbrıs’ın eski Yunancadaki adından köken almış. Genel kanı, adanın adı bakıra verilmiş yönünde, ama bazıları adanın adının madenin adına bakarak konduğunu iddia eidyor. Çünkü bakır yumuşak olduğu için ilk işlenen madenlerden birisi.

Ama Kıbrıs adası, bugünkü adını binlerce yıl taşıyor.  Sonra bir gün bir bakıyoruz, chypre, yani şipr diye bir parfüm ortaya çıkmış, bütün dünyaya yayılmış, öyle ki Türkiye’de bile “şipr kolonyası” bulmak mümkün. Evet, bu kokunun adı da servi anlamına geliyor ama, kokunun servi ile bir ilgisi yok. 1917’de François Coty adlı bir parfümcü turunçgillerin çiçeklerinden elde ettiği, limon ağırlıklı yeni parfümüne, bu parfümde kullandığı bitkiler Akdeniz kökenli olduğu için Kıbrıs adasının adını veriyor.

Yani demem o ki, benzer iki adı gördüğünüzde, öncelik – sonralık kararını hemen vermeyin, tarihten kanıt arayın. Gündelik hayatımızda da bazen nedenlerle sonuçları birbirine karıştırıp arabayı atın önüne koyduğumuz olmuyor mu?

(Hüsam’a ve Önder’e teşekkürler)

Caner Fidaner

23/02/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , , , , | Yorum bırakın