Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Musaların müzesinde müzik ve mozaik

Apollon ve Dokuz Musa (Hendrick Van Balen 1575 - 1632)

Apollon ve Dokuz Musa (Hendrick Van Balen 1575 – 1632)

Her müze ziyaretimde dışımda olanı değil, içimde olanı görüyorum. Adına bakmayın, o lâhit Büyük İskender’in değil, benim aslında. Guernica’yı ne Picasso yaptı, ne de Alman askerleri, benim eserim o! Beeethoven’in müziğini her dinleyişimde, Antakya mozaiklerini her seyredişimde kendi içimi biraz daha yakından görüyorum. Kim bilir, belki de Musalar, yani Müzlerdir bunu sağlayan?

Attila İlhan’ın roman kahramanı “bilezikli Kalyopi”yi anımsar mısınız? Bu adı içimden bile söylesem bir şiir tadı alır, birkaç notalık da olsa bir müzik hissederdim hep, meğerse Kalyopi Yunanca’da güzel sesli demekmiş! İlk hecenin kökü “iyi, güzel” anlamına gelen kalli sözcüğü oluyor, bu sözcük.“iyi günler, günaydın” demek olan kalimera’da da var. Opos ise (Opus değil!) “ses” anlamına geliyor, yani kalyopi, “güzel sesli” demek oluyor. Aslında on dokuzuncu yüzyılda buharla çalışan bir piyanoya da bu adı vermişler ama, bu çalgının çok yaygınlaştığı söylenemez. Okumaya devam et

16/04/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , , , , | 2 Yorum

Çilingir ile Sofrası

Sofraya silsile-i meratibe ile oturup rakı şişesini önce iyi saatte olsunlardan arındıralım, sonra açalım, ey ihvan!

Hem şişeyi açalım, hem de lâf-ı güzafa çilingir’den başlayalım…

Efendim, Türkçede yazılı olarak ilk kez on beşinci yüzyılda saptanmış olan bu sözcük, Farsçadan geliyor. Farsçada çelan, “demirden yapılmış alet edevat, kapıların demir aksamı” demek; çelangar deyince de bunların tamircisi, imalatçısı filan anlaşılıyor, çünkü -ger, gar eki “yapan” anlamı katıyor sözcüğe. Çelangar sözü Türkçede çilingir haline gelirken, anlamı da biraz daralarak “anahtarcı, kilit açıcı” olmuş. Okumaya devam et

15/04/2010 Posted by | Dil Meselleri | , , , | Yorum bırakın