Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Sakız’da Homeros’la buluşma

Sakız’ın en önemli manastırı Nea Moni’den bir görüntü

Yazmayı çok sevdiğim halde epeydir elim tutulmuştu adeta, başladığım yazılar bitmiyordu. Bilgisayarımı her açışta birkaç satırlık taslaklar bana haince göz kırpıyor, bu yüzden duyduğum sıkıntı günden güne artıyordu. Ta ki Homeros bir gece bana görünene kadar. ‘İlyada’, ‘Odyssea’ gibi devasa metinlerin babası olan üstat bir gece rüyama girdi. Rüyamda, ikimiz Sakız Adası’nda bir kayada oturuyorduk. Gözleri görmeyen Homeros bir elinde lirini tutuyordu, öbür elini omuzuma atmıştı, birlikte karşı kıyıdaki Eritrai’ye, yani Ildırı’ya bakıyorduk. Üstat tam eğilip kulağıma bir şey söyleyecekken uyandım. İlk yaptığım şey sana rüyamı anlatmak oldu, arkasından hemen Sakız Adası’na bir yolculuk ayarladık. İyi de, Sakız koca bir ada, Homeros’u onlarca köyden hangisinde bulacağız? Sana rica ettim, gözünü kapatıp elindeki kalemi haritanın üzerine gezdirdin, rastgele bir yere koydun, kalacağımız köyü seçtik: Vrondatos. 

Sabah Çeşme’den feribota bindik, bir saatte Sakız’a vardık. Okumaya devam et

Reklamlar

17/07/2012 Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , , , , , , , , , , | 12 Yorum