Caner Fidaner'den

Dillerin ayırdığını, sözcükler birleştirir

Feribottan Midilli

Feribottan Midilli

Güvertede bir başımaydım. Geceyarısını karşılamak üzere, dolunayın gümüş rengine boyadığı banklardan birisine oturmuştum. Midilli adası arkamda kalıyor, önümde siyah bir deniz uzanıyordu. Arkama baktım, Mitilini kasabasını bir kez daha seyrettim. Feribotun penceresinden görünen masa bana birkaç saat önceki buruk keyfi hatırlattı. O masada kırk yılın ardından buluştuğum arkadaşım ile karısı, ben, bir de sen, dördümüz mütevazı bir sofra kurmuş, uzo içip bir şeyler yemiştik. Sonra arkadaşım eşiyle teknesine dönmüş, sen de otele gitmiştin, ayırttığımız odada tek başına yatmak üzere. Ben burada kalmak zorundaydım, çünkü akşamüstü feribottan inip adaya geçmek istediğimizde gümrükteki polis beni bırakmamıştı. Pasaportuma bakmış, damgalardan birindeki dört harfi, K, K, T ve C harflerini göstermiş, “Problem!” demiş, beni ülkesinin sınırından içeri beni almayacağını kibar, fakat kararlı bir şekilde anlatmıştı. Geceyi, geldiğim feribotta -bir çeşit mahpus olarak- geçirip sabah seferiyle ülkeme dönecektim. Okumaya devam et

26/07/2011 Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Sığacıklı Anakreon

Anakreon

Anakreon

Şafak daha sökmemişti. Sen direksiyondaydın, ben arabadaki battaniyeyi kafama çekmiş, sağ koltuğa büzülmüştüm, bir yandan sabah uykuma devam etmeye çalışıyor, bir yandan da yağmur damlalarının tıpır tıpırları ile sileceklerin cıyk cıyklarını dinliyordum. Yoldaydık, İzmir’den Sığacık‘a gidiyorduk, hani şu Seferihisar’ın deniz kenarındaki mahallesi olan Sığacık’a… Yolumuz çok uzun değildi, ama öğle sıcağı bastırmadan Teos ören yerindeki Diyonisos tapınağında olmak, daha önce de denize nazır bir kahvaltı yapmak istiyorduk. Ören yerini gezerken sana anlatacak hikayelerim olsun diye son bir haftamı Teos’un ve çevresinin tarihiyle ilgili bir sürü şey okuyarak geçirmiştim. Buralar üzüm yetiştirmeye çok uygundu, bu yüzden ilkçağda Teos halkının şaraba ilgisi, şehrin tanrısının da Diyonisos olması sürpriz değildi. Eh, tiyatro oyunları o dönem dini törenlerle bağlantılı olduğu için ilk oyuncular birliğinin Teos’ta kurulmuş olmasına da hiç şaşırmamıştım. Ama Teos’un en ünlü sanatçısı, şair Anakreon‘un adını önceden duymamış olmama üzülmüş, hatta bunun için kendime kızmıştım. Okumaya devam et

21/02/2010 Posted by | Yol Masalları | , , , , , , , | Yorum bırakın